First contact between the two tribes led to a surprising exchange of traditions.
İki kabile arasındaki ilk temas, beklenmedik bir gelenek alışverişine yol açtı.
First aid training helped her remain calm and effective during the emergency.
Aldığı ilk yardım eğitimi, acil durumda sakin ve etkili kalmasına yardımcı oldu.
First class service at the restaurant means attentive staff and fine cuisine.
Restorandaki birinci sınıf hizmet, ilgili personel ve seçkin yemekler anlamına gelir.
First person verbs conjugate according to the speaker's number and person in grammar.
Dil bilgisinde, birinci şahıs fiil çekimleri konuşanın kişi ve sayısına göre değişir.
First division trophies are highly coveted in the sports community.
Birinci lig kupaları spor camiasında son derece prestijli kabul edilir.
First gear allows the vehicle to overcome resistance when starting to move.
Birinci vites, araç harekete ilk başlarken direnci kırmayı sağlar.
First, she spread a thin layer of primer over her clean face.
İlk olarak, tertemiz yüzüne ince bir tabaka halinde makyaj bazı yaydı.
First class tickets often include additional baggage allowance and flexible changes.
Birinci sınıf biletler genellikle ekstra bagaj hakkı ve esnek değişiklik imkânı içerir.
First division matches attract the largest crowd and media attention.
Birinci lig maçları en kalabalık seyirciyi ve en büyük medya ilgisini çeker.
First impressions often influence how we perceive someone's personality.
İlk izlenimler, çoğu zaman birinin kişiliğini nasıl algıladığımızı etkiler.
First wave settlers faced many hardships as they established the new colony.
İlk dalga yerleşimciler, yeni koloniyi kurarken pek çok zorlukla karşılaştı.
First up, let's thank everyone who helped organize this event today.
İlk olarak, bugün bu etkinliği düzenlemeye yardım eden herkese teşekkür edelim.
First impressions influence our initial trust level with someone new we encounter.
İlk izlenimler, yeni tanıştığımız birine ne kadar güveneceğimizi de etkiler.