The buffer lining inside the helmet adds an extra layer of safety.
Kaskın içindeki tampon astar, ekstra bir güvenlik katmanı sağlıyor.
A buffer shield was placed to protect the delicate equipment from damage.
Hassas ekipmanı zararlardan korumak için koruyucu bir tampon kalkan kullanıldı.
A buffer helps prevent data loss when transferring files between systems.
Sistemler arasında dosya aktarılırken veri kaybını önlemeye arabellek yardımcı olur.
The software developer optimized the buffer size to improve system performance.
Yazılım geliştirici, sistem performansını artırmak için arabellek boyutunu optimize etti.
A buffer wall was built to shield the garden from harsh winds.
Bahçeyi sert rüzgârlardan korumak için bir tampon duvar inşa edildi.
The buffer at the rail line end prevents trains from overrunning the tracks.
Ray hattının sonunda bulunan tampon, trenlerin yolu aşmasını engeller.
A rubber buffer was positioned under the glass to avoid cracks and breaks.
Camın altına çatlak ve kırılmaları önlemek için kauçuk bir tampon yerleştirildi.
Adjusting the buffer size can help reduce latency in live video streaming.
Arabellek boyutunu ayarlamak, canlı video akışında gecikmeyi azaltmaya yardımcı olabilir.
The buffer coating on the lenses helped prevent scratches and dirt.
Camların üzerindeki tampon kaplama, çizik ve kir oluşmasını büyük ölçüde engelledi.
The computer uses a buffer to store incoming network packets temporarily.
Bilgisayar, gelen ağ paketlerini geçici olarak saklamak için bir arabellek kullanır.
A full buffer may lead to dropped data packets during communication.
Tam dolu bir arabellek, iletişim sırasında veri paketlerinin düşmesine yol açabilir.
The winter gardens can also be erected as buffer type buildings.
Kış bahçeleri, tampon tip binalar olarak da inşa edilebilir.
It is a perfect buffer between exercise and your daily chores.
Bu egzersiz ve günlük işleri arasında mükemmel bir tampon olduğunu.