Download for Windows Premium
Advertising
certain knowledge
/'sɜrtən 'nɑlɪdʒ/
Definition
1. awareness without any doubt 2. information that is... See more
kesin bilgi
belirli bilgi
bildiği kadarıyla
bilgimden
kesin bir bilgiyle
belirli bilgileri
belirli bir bilgi
belli bir bilgi
şüphesiz farkındalık
kesin farkındalık
bazı bilgiler
In math, certain knowledge means theorems that have been rigorously proven.
Matematikte kesin bilgi, sıkı bir biçimde ispatlanmış teoremler anlamına gelir.
Indeed, were you to know with certain knowledge,
Hayır, (gerçeği) kesin bilgi ile bilseydiniz
This labor is laborious and requires certain knowledge and skills from the trader.
Bu emek zahmetlidir ve tüccardan belirli bilgi ve becerileri gerektirir.
Arrangement of the complex requires certain knowledge and skills, it is necessary to make a plan.
Kompleksin düzenlenmesi belirli bilgi ve becerileri gerektirir, bir plan yapmak gereklidir.
They have not left the city yet, to his certain knowledge at least.
Onlar henüz şehirden ayrılmadılar, en azından onun bildiği kadarıyla.
She has finished the test already, to her certain knowledge with a high score.
O sınavı çoktan bitirdi, kendi bildiği kadarıyla da yüksek not aldı.
They will arrive by train tomorrow morning, to her certain knowledge without any delays.
Onlar yarın sabah treniyle gelecekler, onun bildiği kadarıyla da hiçbir rötar olmayacak.
To their certain knowledge, the package was delivered to the wrong address.
Onların kesin bilgisine göre paket yanlış adrese teslim edilmiş.
Scientists seek certain knowledge through repeated experiments and observations.
Bilim insanları, tekrar tekrar yaptıkları deneyler ve gözlemlerle kesin bilgiye ulaşmaya çalışırlar.
And somewhere beneath the gleam of hatred in those eyes lurks the certain knowledge of its impending death and it begins to know fear.
Ve bir yerde gözlerinde nefret ışıltıları altında yaklaşan ölümünün kesin bilgisi ile pusuya korkuyu tanımaya başlar.
The philosopher questioned if certain knowledge about the universe can ever be truly obtained.
Filozof, evren hakkında gerçekten kesin bilgiye ulaşılıp ulaşılamayacağını sorguladı.
The team played really well last night, to the coach's certain knowledge and pride.
Takım dün gece gerçekten çok iyi oynadı; teknik direktörün kesin bilgisi ve gururu da bu yönde.
She didn't receive the email, to her certain knowledge it never went through the system.
E-postayı almamış, onun bildiği kadarıyla sistemden hiç geçmemiş.
No results found for this meaning.

Expressions with certain knowledge: examples and Turkish translations

Synonyms and analogies of "certain knowledge" in English

Word & Expression of the day
Image of the day
trunk: enclosed space at the back of a car for carrying items
Reveal the word
Advertising

Suggestions that contain certain knowledge

Results: 145. Exact: 145. Elapsed time: 45 ms.

Word index: 1-300, 301-600, 601-900

Expression index: 1-400, 401-800, 801-1200

Phrase index: 1-400, 401-800, 801-1200