A seasoned coder would eat this simple programming task for breakfast.
Tecrübeli bir yazılımcı bu basit programlama işini sabah kahvaltısında yer.
The job requires a coder who is proficient in multiple programming languages.
Bu iş, birden fazla programlama diline hâkim bir yazılımcı gerektiriyor.
So I did a search and I found the most talented coder in my company.
Ben de araştırma yaparak şirketimdeki en yetenekli programcıyı buldum.
His contributed skills as a coder made the application reliable and fast.
Yazılımcı olarak kattığı beceriler, uygulamanın güvenilir ve hızlı olmasını sağladı.
Being a coder involves constantly learning new technologies and tools.
Yazılımcı olmak, sürekli yeni teknolojiler ve araçlar öğrenmeyi gerektirir.
The coder tested the application to ensure it was free of errors.
Yazılımcı, uygulamayı hata kalmadığından emin olmak için test etti.
The coder added a big block of code at the end to improve the software.
Yazılımcı, yazılımı geliştirmek için sona epey uzun bir kod parçası ekledi.
An experienced coder can greatly improve software through program optimization.
Deneyimli bir yazılımcı, program optimizasyonu ile yazılımı ciddi ölçüde iyileştirebilir.
A coder's creativity can help solve complex problems in innovative ways.
Bir yazılımcının yaratıcılığı, karmaşık sorunlara yenilikçi çözümler üretmeye yardımcı olabilir.
Every coder needs to practice regularly to improve their programming skills.
Her yazılımcının, programlama becerilerini geliştirmek için düzenli olarak pratik yapması gerekir.
To become a better coder, practice debugging code regularly.
Daha iyi bir yazılımcı olmak için düzenli olarak hata ayıklama pratiği yapmak gerekir.
The coder explained the algorithm used to optimize the program's performance.
Yazılımcı, programın performansını iyileştirmek için kullanılan algoritmayı açıkladı.
They found a crackerjack coder to develop their new app.
Yeni uygulamalarını geliştirmek için çok yetenekli bir yazılımcı buldular.