Download for Windows Premium
Advertising
codetermination
/kəʊdɪtɜː mɪ'neɪʃən/
/koʊdɪtɜː rmɪ'neɪʃən/
Definition
cooperation between management and workers in making policy  ... See more
ortak karar alma
işçi-yönetim işbirliği
katılımcı yönetim
(Political codetermination for women was hardly a topic of discussion at that time, at least not within the reach of Pestalozzi).
(Kadınların, politik katılım hakkı o zamanlar - en azından Pestalozzi'nin çevresinde - söz konusu bile değildi).
It was organised by UNI Commerce in cooperation with the Friedrich Ebert Foundation and focused on the issue of 'Codetermination and labour standards in transnational companies - aspirations and reality @Amazon'.
UNI Commerce ile Friedrich Ebert Vakfı'nın ortaklığı ile gerçekleşen toplantı 'Ortak karar verme ve uluslararası firmalarda işçi hakları standartları- Amazon'da istekler ve gerçekler' konusuna odaklandı.
As already assured when the contract was signed in March, all employee codetermination rights will remain unchanged.
İki markadan gelen açıklamada, daha önce mart ayındaki sözleşmede güvence verildiği gibi, tüm çalışanların karar verme haklarının değişmeyeceği ifade edildi.
As already assured when the contract was signed in March, all employee codetermination rights will remain unchanged.
Açıklamada buna ek olarak daha önce geçtiğimiz mart ayında yapılan sözleşmede güvence verildiği üzere, tüm çalışanların karar verme haklarında bir değişime gidilmeyeceği de belirtildi.
Together with the in-house codetermination council Goodgame Employee Committee (GEC) company management has developed a social plan.
Şirket içi karar verme kurulu GoodGame Employee Committee (GEC) ile birlikte şirket yönetimi, işten çıkarılan çalışanlar için bir sosyal plan geliştirdi.

Other results

Redetermination of the qualification criteria delayed the admission process for applicants.
Yeterlilik kriterlerinin yeniden belirlenmesi, başvuru sürecinin uzamasına neden oldu.
The redetermination process took longer than expected due to complex data analysis.
Yeniden belirleme süreci, karmaşık veri analizi yüzünden beklenenden uzun sürdü.
Due to changed circumstances, the redetermination of employee benefits was unavoidable.
Koşullar değiştiği için, çalışan haklarının yeniden belirlenmesi kaçınılmaz hale geldi.
The redetermination that occurred last week affected the allocation of resources significantly.
Geçen hafta yapılan yeniden belirleme, kaynakların dağılımını önemli ölçüde etkiledi.
Her decision prompted a redetermination of the company's policies on remote work.
Onun kararı, şirketin uzaktan çalışma politikalarının yeniden belirlenmesini tetikledi.
The agency announced a redetermination of fees for all services starting next month.
Kurum, gelecek aydan itibaren tüm hizmetler için ücretlerin yeniden belirlenmesini duyurdu.
The project's delay caused a redetermination of all deadlines and deliverables.
Projede yaşanan gecikme, tüm teslim tarihleri ve çıktının yeniden belirlenmesine yol açtı.
An official redetermination must happen before implementing any new regulatory changes.
Herhangi bir yeni düzenlemeyi hayata geçirmeden önce resmî bir yeniden belirleme yapılması gerekiyor.
No results found for this meaning.

Synonyms and analogies of "codetermination" in English

Word & Expression of the day
Image of the day
ashtray: small container for cigarette ash and butts
Reveal the word
Advertising

Results: 12002. Exact: 5. Elapsed time: 238 ms.

Word index: 1-300, 301-600, 601-900

Expression index: 1-400, 401-800, 801-1200

Phrase index: 1-400, 401-800, 801-1200