The plaintiff attached the declaration to strengthen their legal argument.
Davacı, hukuki argümanını güçlendirmek için dosyaya bir beyan ekledi.
During the hearing, he gave a detailed declaration about the incident.
Duruşma sırasında, olayla ilgili son derece ayrıntılı bir beyan verdi.
The email was a bald declaration of the company's new policy.
E-posta, şirketin yeni politikasını apaçık ilan eden bir metindi.
No, I was talking about the public declaration of love...
Hayır, insanların önünde aşkını ilan etmekten bahsediyorum...
The treaty included a declaration of mutual respect between countries.
Antlaşmada ülkeler arasında karşılıklı saygıya ilişkin bir bildiri de yer alıyordu.
Today we also signed a declaration on partnership and cooperation.
Bugün biz de ortaklık, ortak işbirliği hakkında bildiri imzaladık.
Her declaration was crucial in proving the case against the defendant.
Onun beyanı, sanık aleyhindeki davanın ispatında kilit rol oynadı.
Public opinion shifted after the politician's retracted declaration was revealed.
Siyasetçinin geri çekilen beyanının ortaya çıkmasından sonra kamuoyunun görüşü değişti.
The council decided to recognise the official declaration during yesterday's session.
Belediye meclisi, dünkü oturumda resmî bildiriyi tanıma kararı aldı.
Each witness had to give a truthful declaration under oath.
Her tanığın, yemin altında doğruyu yansıtan bir beyan vermesi istendi.
Her declaration of intent included specific milestones for the next quarter.
Niyet beyanında, önümüzdeki çeyrek için somut kilometre taşlarına yer verdi.
One reasserting declaration can change how others perceive a situation.
Tek bir kararlı beyan, insanların bir durumu algılama biçimini değiştirebilir.
The declaration of intent must be signed by all members involved in the agreement.
Niyet beyanının, anlaşmada yer alan tüm taraflarca imzalanması gerekiyor.