We could use our expansion into space as an opportunity to explore other methods of dealing with deviant behavior in society.
Uzaydaki yayılmamızı, toplumdaki normal dışı davranışlarla baş etmenin diğer yöntemlerini bulmak için bir fırsat gibi kullanabiliriz.
The goal is for the patient to associate the deviant behavior with the foul odor and take measures to avoid the odor by avoiding said behavior.
Amaç, hastanın sapma davranışını kötü koku ile ilişkilendirmesi ve söz konusu davranıştan kaçınarak kokudan kaçınmak için önlemler almasıdır.
Since the power capacities of the leading state play a key role in enforcing rules of the order and the punishment of deviant behavior, it is of primary importance to look at the changes in military power of states within the hierarchical order in question.
Lider devletin güç kapasitesi, düzenin kurallarının uygulanmasında ve normalden sapan davranışların cezalandırılmasında kilit rol oynadığından, söz konusu hiyerarşik düzen içindeki devletlerin askeri gücündeki değişikliklere bakmak birincil öneme sahiptir.
Hirschi (1969:16-34) distinguishes four elements of the social bond to conventional society that controls or prevents individual deviant behavior: attachment, commitment, involvement, and belief.
Hirschi (1969), özünde dışsal olan ve insanları basmakalıp faaliyetlerin, davranışların ve hareketlerin bulunduğu geleneksel topluma bağlayan 4 farklı sosyal bağ tanımı yapmıştır: bağlanma, taahhüt vaad etme, katılım ve inanç.
And Bourdieu's "cultural" explanation of unequal educational attainment differs from the blaming-the-victim version of culture-of-poverty arguments in emphasizing individuals' adaptation to limited opportunities rather than the cultural origins of deviant behavior.
Bourdieu'nun, eğilim olanaklarındaki eşitsizliğe dair "kültürel" açıklaması, yoksulluk kültürünün kurbanı suçlayan versiyonundan farklıdır, çünkü aykırı davranışın kültürel kökenleri yerine bireyin sınırlı fırsatlara uyarlanması üzerinde durur.
'High-risk groups', which comes from a time when LGBT people had no rights at all, sees HIV as a natural consequence of deviant behavior, intrinsic to certain groups - thus justifying marginalization.
LGBT'lilerin hiçbir hak sahibi olmadığı zamanlardan gelen "Yüksek-riskli gruplar", HIV'i bazı kitlelerin yaratılışlarında olan sapkınca davranışın doğal bir sonucu olarak görmekte- böylece ötekileştirmeyi meşrulaştırmaktadır.
SOME OF HIS DEVIANT BEHAVIOR MUST'VE LEAKED INTO OTHER PARTS OF HIS LIFE.
Examples are used only to help you translate the word or expression searched in various contexts. They are not selected or validated by us and can contain inappropriate terms or ideas. Please report examples to be edited or not to be displayed. Potentially sensitive, inappropriate or colloquial translations are usually marked in red or in orange.
No results found for this meaning.
Synonyms and analogies of "deviant behavior" in English