Download for Windows Premium
Advertising
deviating
/'diː vieɪtɪŋ/
Definition
1. differing from a standard or accepted norm 2. stray from a... See more
farklı
standart dışı
saptığını
sapıyor
sapmak
saptığı
sapmaya
sapmayı
sapıyorlar
saparak
sapıttı
sapmasıyla
sapmanın
sapma
sapmadan
However, any deviating provisions of the relevant airline prevail over the general information provided in this Section 3.2.3.
Ancak bu Madde 3.2.3'te verilen genel bilgiler yerine ilgili havayolu şirketinin farklı olan hükümleri geçerli olacaktır.
For this, the deviating data protection regulations of Google Inc. apply.
Bunun için Google Inc.'in farklı veri koruma düzenlemeleri geçerlidir.
In reality a lot of people will perceive that their employer is deviating from his/her original promises.
Gerçekte, birçok insan işvereninin ilk vaatlerinden saptığını algılayacaktır.
All right, I see his trachea deviating.
Pekala, soluk borusunun saptığını görüyorum.
A large dispersion tells us how much the return on the fund is deviating from the expected normal returns.
Büyük bir dağılım, fonun geri dönüşünün beklenen normal getirilerden ne kadar saptığını bize gösterir.
Their study, published Oct. 25 in Scientific Reports, shows that two major drought indices are deviating from one another across Europe in a manner consistent with climate change simulations.
Bilimsel Raporlar'da 25 Ekim'de yayımlanan araştırması, iki önemli kuraklık endeksinin, iklim değişikliği simülasyonları ile tutarlı bir şekilde Avrupa çapında birbirinden saptığını göstermektedir.
The Terms of Use apply exclusively, conflicting or deviating terms and conditions of the User shall not apply and Provider hereby refuses application of such terms and conditions.
Kullanım Şartları münhasıran geçerli olacak, Kullanıcının aykırı veya farklı hüküm ve koşulları geçerli olmayacaktır ve Sağlayıcı bu tür bir hüküm ve koşulların uygulanmasını reddeder.
The deviating colors in the painting gave it a unique vibe.
Tablodaki alışılmışın dışındaki renkler, esere özgün bir hava kattı.
Over time, the innovation plan has gone adrift, deviating from stakeholder expectations.
Zamanla, inovasyon planı raydan çıktı ve paydaş beklentilerinden sapmaya başladı.
The chart showed a deviating trend compared to last year's data.
Grafikte, geçen yılın verilerine kıyasla alışılmadık bir eğilim göze çarpıyordu.
Blaine, tell them we're deviating south for weather.
Blaine, onlara hava yüzünden güneye saptığımızı söyle.
Her deviating comments sparked a lively debate among the audience.
Onun alışılmış kalıpların dışına çıkan yorumları, dinleyiciler arasında hararetli bir tartışma başlattı.
He was criticized for his deviating opinions during the meeting.
Toplantı sırasında alışılmışın dışında kalan görüşleri yüzünden eleştirildi.
No results found for this meaning.

Expressions with deviating: examples and Turkish translations

Synonyms and analogies of "deviating" in English

Word & Expression of the day
Image of the day
ashtray: small container for cigarette ash and butts
Reveal the word
Advertising

Suggestions that contain deviating

Results: 178. Exact: 178. Elapsed time: 36 ms.

Word index: 1-300, 301-600, 601-900

Expression index: 1-400, 401-800, 801-1200

Phrase index: 1-400, 401-800, 801-1200