A religious offering often symbolizes devotion and faith in many religions.
Birçok dinde adak, çoğu zaman bağlılık ve imanın bir simgesidir.
I make the viking pledge of eternal love and devotion.
Sana sonsuz sevgi ve bağlılık için viking sözü veriyorum.
Mantras must be chanted or recited with unwavering devotion and motivation.
Mantralar, değişmeyen özveri ve motivasyon ile zikredilmeli veya okunmalıdır.
The most important resource for us is staff working with devotion.
Bizler için en önemli kaynak, özveri ile çalışan personelimizdir.
Mere survival for these people will require unquestioning faith, pure devotion.
Bu insanların kurtuluşu... kayıtsız şartsız inanç ve sadakat gerektiriyor.
Think of this as another test for your everlasting devotion.
Bunu sonsuz sadakatin için bir sınav daha olduğunu düşün.
He dedicated his life to the priesthood, serving his community with devotion.
Hayatını rahipliğe adadı ve cemaatine büyük bir özveriyle hizmet etti.
She always marks the fast day on her calendar to remind herself of devotion.
Kendine bağlılığını hatırlatmak için takvimine oruç gününü mutlaka not eder.
The acolyte's devotion was evident in his punctual arrival each morning.
Müridin bağlılığı, her sabah aksatmadan zamanında gelmesinden belli oluyordu.
Her magnetic personality transformed doubt into faith, and hesitation into loyal devotion.
Onun çekici kişiliği, şüpheyi inanca, tereddüdü sadık bağlılığa dönüştürüyordu.
The worshipper followed every word the leader said with unwavering devotion.
Tapınan kişi, liderin söylediği her sözü sarsılmaz bir bağlılıkla dinliyordu.
He wanted to renew vows to express his continued devotion and love for her.
O, ona karşı bitmeyen sevgi ve bağlılığını göstermek için nikâh tazelemek istiyordu.
The young officer's unwavering devotion swept the governor's daughter off her feet.
Genç subayın sarsılmaz bağlılığı, valinin kızının aklını başından aldı.