The whitish light bulb illuminated the room with a soft, diffused glow.
Süt beyazına çalan ampul, odayı yumuşak ve dağınık bir ışıkla aydınlatıyordu.
Preference is better to give a soft and diffused lighting.
Yumuşak ve dağınık bir aydınlatma sağlamak için tercih daha iyidir.
The diffused sound of music came from all corners of the outdoor concert.
Açık hava konserinde müziğin yayılmış sesi her köşeden geliyormuş gibi duyuluyordu.
The diffused scent of fresh bread made the bakery irresistible from afar.
Taze ekmeğin yayılmış kokusu, fırını uzaktan bile karşı konulmaz hâle getiriyordu.
We don't want to be diffused like light or electric waves.
Işık veya elektrik dalgaları gibi dağınık olmak istemiyoruz.
To be more accurate, it appears blue because of diffused sky radiation.
Daha doğrusu, gökyüzü radyasyonu dağınık olduğu için mavi gözükür.
During the festival, a diffused aroma of flowers filled the entire park.
Festival sırasında çiçeklerin yayılmış kokusu bütün parkı doldurdu.
Food stills are best shot under soft, diffused natural.
Yemek fotoğrafları yumuşak ve dağınık doğal ışık altında en iyi şekilde çekilir.
She noticed the diffused colors blending softly on the canvas of her painting.
Tablosunun tuvalinde, yumuşakça birbirine karışan dağınık renkleri fark etti.
The textile shade provides a diffused and decorative light.
Kumaş abajur, dağınık ve dekoratif bir ışık yayar.
Instead, use shaded or diffused lights.
Bunun yerine, gölgeli veya dağınık ışıklı ışıklar seçin.
Psychologists refer to this as "diffused attention", or defocused.
Psikologlar buna "yayılmış dikkat" veya odaksızlık derler.
The light in these cases will be diffused, and you will not have to squint.
Bu gibi durumlarda ışık dağınık olacak ve şaşı yapmak zorunda kalmayacaksınız.