Legends say that an elixir can grant immortality to anyone who drinks it.
Efsanelere göre bir iksir, onu içen herkese ölümsüzlük bahşedebilir.
Fear not, this elixir helped me make the right choice.
Endişelenme, bu iksir bana doğru kararı verdirdi.
Weekender meets local beauty, the elixir to his stressful city life.
Kaçak koca, stresli şehir hayatının iksiri yerel güzellikle buluşur.
She even went as far as to make an elixir to meet him.
Onunla buluşmak için iksir yapacak kadar ileriye gitti.
I am nothing without the elixir of constant movement.
Kararlı hareket etme iksiri olmadan ben bir hiçim.
Alchemists in various ages and cultures sought the means of formulating the elixir.
Çeşitli çağ ve kültürlerde simyacılar, iksiri formüle etme araçlarını araştırdılar.
A crypt potentially containing an elixir capable of prolonging life for centuries.
İçinde, yaşamı yüzyıllarca uzatabilecek bir iksir olma olasılığı olan bir lahit.
Amber is highly effective for use in balms or as an elixir.
Amber, balsamlarda veya iksir olarak kullanım için oldukça etkilidir.
I gave some of your miracle elixir to my daughter.
Nothing for the beverage makers, the elixir chemists, physicians or pharmacists.
Şurup üreticilerinin, iksir kimyacılarının doktorların veya eczacıların hiçbiri için yok.
The elixir should heal you in about three hours.
Bu iksir sizi yaklaşık üç saatte iyileştirecektir.
The truth is, I forgot to bring an extra elixir to go back.
İşin gerçeği, geri dönmek için fazladan bir iksir getirmeyi unutmuştum.
Treat them with a good elixir.
İyi bir iksir ile onları tedavi et.