He started driving erratically, and refused to stop the car.
Aracı dengesizce kullanmaya başlamış ve durmayı reddetmiş.
The camera captured the careened drone flying erratically above the crowd.
Kamera, kalabalığın üzerinde dengesizce uçan, iyice kontrolden çıkmış dronu kaydetti.
Traffic signals were blinking erratically, causing confusion among drivers.
Trafik ışıkları düzensizce yanıp sönüyor, bu da sürücüler arasında kafa karışıklığına yol açıyordu.
After running, her pulse began to throb erratically in her throat.
Koştuktan sonra nabzı boğazında düzensizce atmaya başladı.
If too many words have fluid meanings, their meanings will change erratically, and language will cease to function as a system capable of communicating ideas.
Eğer gereğinden çok sözcüğün değişken anlamı olursa, anlamları kararsızca değişecek ve dilin düşünceleri iletebilen bir sistem olarak işlevi sona erecektir.
Last October, she was pulled over for driving erratically.
Geçen Ekim, dengesizce araç kullandığı için kenara çekilmiş.
Electrical instability causes the heart to beat erratically.
A rocketing butterfly fluttered erratically in the summer breeze.
The reason we stopped you is you were driving a little erratically this evening, sir.
He was acting erratically, went to the bank right beforehand.
Kararsız davranıyordu, önce bankaya gitti.
Hijacked applications usually behave erratically due to unauthorized code.
Ele geçirilmiş uygulamalar, yetkisiz ek kodlar yüzünden genelde dengesiz ve tuhaf davranır.
Just before it... it happened... he behaved very erratically, writing out lists of names, dozens of them.
O olay olmadan önce çok dengesiz davranıyordu, düzinelerce isim listesi yazıp duruyordu.
A broken nozzle caused the water to spray sideways erratically.