It's a nice boat you got there, movie exec.
Güzel bir teknen varmış film yöneticisi.
Val was a young Manhattan ad exec.
Val'se genç bir reklam yöneticisi.
I'd like you to ask for another Exec.
Sizden başka bir emir çıkartmanızı isteyecektim.
I'd like you to ask for another exec.
Sizden başka bir emir çıkartmanızı isteyecektim.
Experience with Symantec Backup Exec.
Symantec backup exec'le almayı denedim.
We also looked at Symantec Backup Exec.
Symantec backup exec'le almayı denedim.
Trent was a corporate lawyer, Rhonda was an Ad exec.
Trent şirket avukatı, Rhonda reklam yöneticisi.
Karen, the V-Six exec.
Karen, V-Altı yöneticisi.
I don't have that right, even if I was a big exec.
Benim büyük bir yönetici olma hakkım bile yok.
I can make an announcement or find another exec.
Duyuru yapabilir veya başka bir eleman bulabilirim.
All I did was introduce him to a network exec.
Hayır, ben onu kanal yöneticisiyle tanıştırdım.
No, just the skipper and the exec.
Hayır, sırf kaptan ve komutan vekili.
I'm going to be taking a much more hands-on role than your traditional exec.
Geleneksel yönetici rolünden farklı olarak işlere daha çok dahil olacağım.