Download for Windows Premium
Advertising
float around
/floʊt ə'raʊnd/
Definition
1. move gently in the air or water 2. be present in... See more
yüzmek
dolaşmak
yayılmak
bulunmak
etrafında yüzer
yüzemez
Tiny bubbles float around in the clear blue water of the pool.
Havuzun berrak mavi suyunda küçücük kabarcıklar etrafta dolaşır gibi yükselir.
Important documents float around the manager's desk for quick retrieval.
Önemli evraklar, yöneticinin masasının etrafında, hemen ulaşılabilecek yerlerde tutulur.
Pens and paper float around the desk so employees can grab them quickly.
Kalemler ve kâğıtlar, çalışanlar hemen alabilsin diye masanın üstünde-etrafında hazır bekler.
The best ideas float around the team meetings in casual conversations.
En iyi fikirler, ekip toplantılarında yapılan samimi sohbetler sırasında ortada dolaşır.
Waking even the guardian angels who float around the aromatic and holy dish.
Mis kokulu kutsal tabağın üzerinde süzülen koruyucu melekleri dahi uyandırır.
In the office, free snacks float around the break room all day long.
Ofiste gün boyu mola odasında bedava atıştırmalıklar ortalıkta durur, isteyen kolayca alır.
And so I can see all the waves that float around.
Ve bu yüzden... Etrafta yüzen dalgaları görebiliyorum.
Extra coffee cups float around the kitchen during busy mornings at work.
İş yerinde yoğun sabahlarda mutfakta fazladan kahve fincanları ortalıkta durur, isteyen hemen alır.
Thoughts of the holiday float around in everyone's minds now.
Şu sıralar herkesin aklında tatil düşünceleri dolaşıp duruyor.
Simply fill your screen with water and allow the tropical fish float around.
Sadece su ile masaüstünüze doldurun ve tropikal balıkların etrafında yüzmeye imkan sağlar.
Leaves float around in the wind during autumn in the park.
Sonbaharda parkta rüzgârla birlikte yapraklar etrafta süzülür.
Questions float around the room among the attentive students.
Dikkatle dinleyen öğrenciler arasında sınıfta türlü sorular dolaşıyor.
Cherry blossoms float around during the spring festival outdoors.
Açıkhavada yapılan bahar festivalinde kiraz çiçekleri etrafta uçuşur.
No results found for this meaning.

Synonyms and analogies of "float around" in English

Word & Expression of the day
Image of the day
ashtray: small container for cigarette ash and butts
Reveal the word
Advertising

Results: 108. Exact: 108. Elapsed time: 37 ms.

Word index: 1-300, 301-600, 601-900

Expression index: 1-400, 401-800, 801-1200

Phrase index: 1-400, 401-800, 801-1200