She bought a large bale of fodder to ensure the sheep were well-fed.
Koyunların iyi beslenmesini sağlamak için büyük bir balya yem satın aldı.
A shortage of fodder during winter months can lead to malnutrition in animals.
Kış aylarında yaşanan yem kıtlığı, hayvanlarda yetersiz beslenmeye yol açabilir.
And another gets cotton, wood or fodder.
Food, water, fodder? - Enough for a ten-year siege.
I even used them as fodder for trash talk.
Muhabbet kuşu için yemlik olarak bile kullandım.
The farmer stocked enough fodder to feed his cattle during the winter months.
Çiftçi, kış ayları boyunca sürüsünü doyuracak kadar yem stokladı.
During drought, finding sufficient fodder becomes a major challenge for farmers.
Kuraklık dönemlerinde yeterli yem bulmak, çiftçiler için büyük bir sorun haline gelir.
During harvest, straw is bundled and stored for use as fodder throughout the year.
Hasat zamanı saman demetler hâlinde bağlanıp yıl boyunca yem olarak kullanılmak üzere depolanır.
Farmers plan crop rotation to grow enough fodder for their animals yearly.
Çiftçiler, hayvanlarına yıl boyu yetecek kadar yem yetiştirmek için ekim nöbeti planlar.
And such a grain becomes suitable only for fodder purposes.
Ve böyle bir tahıl sadece yem amaçlı kullanıma uygun hale gelir.
Cheap fodder for the slaves on the plantations there.
Oradaki çiftliklerdeki köleler için ucuz bir yem.
They searched the countryside for reliable sources of fodder for their animals.
Hayvanları için güvenilir yem kaynakları bulmak amacıyla kırda dolaştılar.
That's great fodder for comedy.
Komiklik yapmak için harika bir yem.