His tone left an implication of doubt about the project's success.
Kullandığı ses tonu, projenin başarısından şüphe ettiğine dair bir ima bırakıyordu.
Even the slightest implication in this respect may cause misunderstandings.
Bu konuda yapılacak en ufak ima bile yanlış anlaşılmalara sebep olabilir.
This implication is completely overlooked by scientists.
Bu çıkarım, bilim insanları tarafından tamamen göz ardı edilmektedir.
But inflation has another head-spinning implication - there ought to be more than one universe.
Enflasyonun başka bir baş döndürücü bir çıkarımı da var o da birden fazla evren olabileceği.
I don't like to submit to mere implication.
Sadece bir imaya boyun eğmeyi sevmiyorum.
The subtle implication offended some listeners who expected honesty.
İçindeki ince ima, dürüstlük bekleyen bazı dinleyicileri rahatsız etti.
She would never say no, because of the implication.
İma yüzünden asla "hayır" demez.
Okay, first off, I resent the implication that I can't hold my liquor.
Öncelikle, alkole dayanıklı olmadığımı ima etmene alındım.
Every implication in the report pointed towards financial difficulties.
Rapordaki her ima, mali sıkıntılara işaret ediyordu.
Jack's not even here and, you know, I resent that implication, Larry.
Jack burada değil, biliyorsun, Bu imadan rahatsız oluyorum, Larry.
As a naval officer, I abhor the implication That the royal navy is a haven for cannibalism.
Bir donanma subayı olarak, Kraliyet Donanması'nın bir yamyamlık yuvası olduğu imasını kınıyorum.
The implication of this decision could affect the entire project timeline.
The conversation between them had many layers of subtle subtext and implication.
Aralarındaki konuşmanın, alt metin ve ima düzeyinde pek çok ince katmanı vardı.