The interlocking block bridges provide perfect tracking and stability on snow.
Kilitli blok köprüler, karda mükemmel izleme ve denge sağlar.
They discussed the interlocking structure that held the puzzle pieces together.
The interlocking parts of the bridge provided extra stability against strong winds.
Köprünün birbirine geçen parçaları, şiddetli rüzgârlara karşı fazladan dayanıklılık sağladı.
The interlocking design of the tiles helped maintain the floor's stability.
Karo taşlarının birbirine geçen tasarımı, zeminin dengesini korumaya yardımcı oldu.
The interlocking mechanism in the puzzle design required careful observation.
Puzzle tasarımındaki birbirine geçen mekanizma, dikkatli bir gözlem gerektiriyordu.
Architects praised the interlocking of beams for the building's strong structure.
Successful interlocking of components is crucial in assembling the model airplane.
Parçaların başarıyla birbirine geçmesi, maket uçağın monte edilmesinde kritik önem taşır.
I bought a new hair claw yesterday that has golden interlocking teeth.
Dün, dişleri altın rengi olan yeni bir saç tokası aldım.
Engineers studied the interlocking of parts to improve the car's performance.
Mühendisler, otomobilin performansını artırmak için parçaların nasıl birbirine geçtiğini incelediler.
The claw clip's interlocking teeth gripped firmly, preventing any hair from slipping.
Penye tokanın birbirine geçen dişleri saçı sıkıca kavradı ve hiçbir tutamın kaymasına izin vermedi.
The interlocking links between pieces helped create a stable puzzle surface.
Parçalar arasındaki birbirine geçen bağlantılar, sağlam bir puzzle yüzeyi oluşmasına yardım etti.
Just like the interlocking beads, the monomers must connect properly.
Their interlocking ideas helped develop a solid plan for the presentation.