The converged roads created a busy intersection in the heart of the city.
Kesişen yollar, şehrin tam merkezinde oldukça hareketli bir kavşak yarattı.
The multiway intersection confused many drivers during the morning rush.
Çok yönlü kavşak, sabah trafiğinde pek çok sürücünün kafasını karıştırdı.
Please brake gently when approaching the busy intersection to avoid accidents.
Yoğun kavşağa yaklaşırken lütfen kazaları önlemek için yavaşça fren yap.
The vehicle stalled at the intersection, causing a traffic jam.
Araç kavşakta aniden stop etti ve trafik sıkışıklığına yol açtı.
The bus driver's quick maneuver prevented an accident at the intersection.
Otobüs şoförünün yaptığı hızlı manevra, kavşakta bir kazayı önledi.
Men at work installed new traffic lights at the busy intersection downtown.
Şehir merkezindeki kalabalık kavşağa yeni trafik ışıkları takan işçiler vardı.
The road accident happened near the busy intersection at noon.
Yoldaki kaza, öğle saatlerinde işlek kavşağın yakınında meydana geldi.
Drivers are cautious because of the speed bump near the busy intersection.
Sürücüler, hareketli kavşağın yanındaki kasis yüzünden daha dikkatli davranıyor.
Tow operators arrived promptly to remove the damaged vehicle from the intersection.
Görevliler, kavşaktaki hasarlı aracı kaldırmak için zamanında çekiciyle geldi.
Flashing lights at the intersection regulate the flow of traffic during emergencies.
Kavşaktaki yanıp sönen ışıklar, acil durumlarda trafik akışını düzenliyor.
The new traffic sign helped reduce accidents at the dangerous intersection.
Yeni konulan trafik levhası, tehlikeli kavşaktaki kazaları azaltmaya yardımcı oldu.
Proper vehicle traffic management helped prevent accidents in the busy intersection.
Yoğun kavşakta araç trafiğinin doğru yönetilmesi, kazaların önlenmesine yardımcı oldu.
At the intersection, a small cafe attracts many customers daily.
Kavşakta bulunan küçük kafe, her gün çok sayıda müşteri çekiyor.