Our cultural and natural heritage are irreplaceable sources of life and inspiration.
Kültürel ve doğal mirasımız vazgeçilmez yaşam kaynakları ve ilham kaynağıdır.
The skill of quieting your mind can be irreplaceable for inducing sleep.
Zihninizi sakinleştirme yeteneği, uykuyu teşvik etmek için vazgeçilmez olabilir.
What I love in you is that irreplaceable thing the life inside you.
Sende sevdiğim eşsiz şey... içinde var olan hayat.
This time he's stolen an irreplaceable biplane.
Bu sefer eşsiz bir çift kanatlı uçak çaldı.
He has an irreplaceable role in the company's success and growth.
His irreplaceable contribution to the project earned him great respect.
A family heirloom is often irreplaceable and holds sentimental value.
Aile yadigârı çoğu zaman yeri doldurulamaz ve derin bir manevi değere sahiptir.
Their irreplaceable bond grew stronger through every challenge they faced.
Aralarındaki yeri doldurulamaz bağ, karşılaştıkları her zorlukla birlikte daha da güçlendi.
For my irreplaceable assistant, no embarrassment is too great.
Yeri doldurulamaz asistanım için, hiçbir utanç çok büyük değildir.
Tomi is an invaluable and irreplaceable member of this community.
Tomi bu toplumun paha biçilmez ve yeri doldurulamaz bir üyesidir.
It's an irreplaceable piece of our nation's aviation heritage.
O ulusumuzun havacılık mirasının yeri doldurulamaz bir parçası.
Rita and her new accomplice have stolen something irreplaceable.
Rita ve yeni suç ortağı yeri doldurulamaz bir şey çaldılar.
Additionally, his irreplaceable earring was lost during the course of the attack.
Buna ek olarak, yeri doldurulamaz küpesi de saldırı sırasında kaybolmuş.