Individuals hypersensitive to criticism often have a strict moral code.
Eleştiriye çok hassas olan kişilerin genelde çok sıkı ahlak kuralları vardır.
And without belief, there can be no moral code.
I can't ask you to do anything against your moral code.
People should act according to their moral code.
Sociopaths are dangerous because they don't function by the same... moral code as the rest of us.
People like me, we have no moral code.
Benim gibi insanların ahlak kuralları yoktur.
Despite peer pressure, his moral code kept him from joining the protest.
Arkadaş baskısına rağmen, kendi vicdani duruşu onu protestoya katılmaktan alıkoydu.
She believes that honesty is a key part of a moral code.
Dürüstlüğün, sağlam bir ahlaki duruşun temel parçası olduğuna inanıyor.
Changing your moral code isn't easy, especially after many years.
In many cultures, the moral code is passed down through stories and traditions.
Pek çok kültürde, ahlaki değerler nesilden nesile anlatılar ve gelenekler yoluyla aktarılır.
In business, a firm moral code can build customer trust.
İş hayatında sağlam bir ahlak anlayışı, müşterinin güvenini kazanmayı sağlar.
Every community has a unique moral code guiding its members' behavior.
Her topluluğun, üyelerinin davranışlarını şekillendiren kendine özgü bir ahlak anlayışı vardır.
Every culture has a different moral code that shapes community behavior.
Her kültürün, toplumun davranışlarını şekillendiren kendine özgü bir ahlak anlayışı vardır.