So when they are exposed to bright sunlight, their bodies overreact.
Güneş ışığına maruz kaldıklarında, vücutları tepki veriyor.
I thought for a long time... I might overreact to you.
Ben düşündüm de uzun uzun... sana biraz fazla tepki vermiş olabilirim.
Patients with thin skin may overreact to constructive feedback during therapeutic sessions.
Alıngan olan hastalar, terapi seanslarında yapıcı geri bildirimlere aşırı tepki gösterebilir.
She tends to overreact whenever there's a small disagreement with her friends.
So it's too late to ask you not to overreact.
Yani bu aşırı tepki değil sormak için çok geç.
I hope she doesn't overreact and do something crazy.
Umarım aşırı tepki vermez ve çılgınca bir şey yapmaz.
Many people overreact to social media comments far more than necessary.
Pek çok insan sosyal medya yorumlarına aslında gerektiğinden çok daha sert tepki veriyor.
If you overreact in meetings, it might affect how colleagues perceive your professionalism.
Toplantılarda tepkiyi abartırsan, bu durum iş arkadaşlarının senin profesyonelliğine bakışını etkileyebilir.
I have some news, and I don't want you to overreact.
Bazı havadislerim var ve aşırı tepki göstermeni istemiyorum.
Another theory is that the nerves overreact to pain signals.
Diğer bir teoriye göre ise sinirler ağrı sinyallerine aşırı tepki veriyor.
Alarmism might cause people to overreact and ignore actual important signals.
Felaket tellallığı, insanların abartılı tepkiler verip gerçekten önemli uyarıları görmezden gelmesine neden olabilir.
You overreact to the smallest things and feel completely misunderstood.
En küçük şeylere aşırı tepki veriyor ve tamamen yanlış anlaşıldığınızı hissediyorsunuz.
I'm trying to walk the line and not overreact to these comments.
Bu yorumlara aşırı tepki vermeyerek ipte yürümeye çalışıyorum.