The person who did this is plotting something far more interesting.
Bunu yapan kişi, çok daha ilginç bir şey planlıyor.
Dooney Jr. is plotting to kill your family as we speak.
Konuştuğumuz gibi, Dooney Jr. aileni öldürmeyi planlıyor.
The military was accused of plotting to topple the civilian government.
Ordu, sivil hükümeti devirmeye yönelik bir plan yapmakla suçlandı.
Using a plotting template, the students designed their community garden layout.
Hazır bir plan şablonu kullanarak mahalle bahçelerinin yerleşim düzenini tasarladılar.
Three powerful factions are tearing these lands apart and plotting against each other.
Üç güçlü grup bu toprakları parçalara ayırıyor ve birbirlerine karşı komplo kuruyor.
After years of plotting, the ambitious general finally took the throne overnight.
Yıllarca plan yaptıktan sonra hırslı general sonunda bir gecede iktidarı ele geçirdi.
The plotting framework allowed developers to foresee potential challenges early.
Hazırlanan çerçeve plan, geliştiricilerin olası zorlukları daha en baştan öngörmesini sağladı.
Tommy, Ghost is plotting something against Milan.
Tommy, Ghost Milan'a karşı bir şeyler planlıyor.
A compass is necessary for accurately plotting circular arcs in technical drawings.
Teknik çizimlerde dairesel yayları doğru çizebilmek için bir pergel şarttır.
The story revolves around plotting and betrayal among close friends.
Hikâye, yakın arkadaşlar arasındaki entrikalar ve ihanet etrafında dönüyor.
He set eyes on the corner office and started plotting his promotion.
Köşe ofise gözünü dikti ve terfisi için planlar yapmaya başladı.
She used a plotting calendar to keep track of deadlines and meetings.
Tarihler ve toplantıları takip edebilmek için ayrıntılı bir takvim kullandı.
Their plotting approach ensured no detail was missed in the construction plan.
Kullandıkları planlama yöntemi, inşaat planında hiçbir ayrıntının atlanmamasını sağladı.