Download for Windows Premium
Advertising
settle differences
/'sɛtəl 'dɪfərənsɪz/
Definition
end a disagreement by reaching an agreement  ... See more
anlaşmazlıkları çözmek
uzlaşmak
barışmak
Anlaşmazlıkları çözmenin
It's important to settle differences to maintain a harmonious environment.
Uyumlu bir ortamı korumak için anlaşmazlıkları çözmek önemlidir.
Leaders must settle differences to keep the organization united.
Liderler, kurumun birliğini korumak için anlaşmazlıkları çözmek zorundadır.
The best demonstration of this is that the Kurdish aghas of Armenian villages organise wrestling matches between the best wrestlers of two different villages, both of whom are Armenians, to settle differences between themselves.
Bunu göstermenin en iyi yolu, Ermeni köylerindeki Kürt ağalarının, aralarındaki anlaşmazlıkları çözmek için, ikisi de Ermeni ayrı iki köyün en iyi güreşçileri arasında güreş karşılaşmaları tertiplemesidir.
The team worked hard to settle differences and improve collaboration.
Ekip, iş birliğini geliştirmek için aralarındaki sorunları çözmek adına çok çalıştı.
Mature people should use their intellect to settle differences.
Olgun insanlar sorunlarını çözmek için akıllarını kullanmalıdırlar.
There are other ways to settle differences.
Anlaşmazlıkları çözmenin savaştan başka yolları da var.
They managed to settle differences peacefully through open discussion.
Açık bir tartışma yürüterek anlaşmazlıklarını barışçıl bir şekilde çözmeyi başardılar.
The couple decided to settle differences through marriage counseling.
Çift, evlilik terapisiyle aralarındaki sorunları çözmeye karar verdi.
Negotiators tried to settle differences before the meeting ended.
Müzakereciler, toplantı bitmeden önce anlaşmazlıkları çözmeye çalıştılar.
Parents should settle differences calmly in front of their children.
Ebeveynler, çocuklarının yanında aralarındaki sorunları sakin bir şekilde çözmelidir.
We place bets, make money, settle differences.
Bahis yaparız, para kazanırız, farklılıkları ortadan kaldırırız.
This doesn't mean you do not settle differences, but that you do it in a calm and gentle manner.
Bu, farklılıkları çözmediğiniz anlamına gelmez, fakat sakin ve nazikçe yaparsınız.
For instance, armed conflict between nations is still seen by many as the only way to settle differences.
Örneğin çoğu insan, uluslar arasındaki farklılıkları çözümlemenin tek yolunu silahlı çatışma olarak görüyor.
No results found for this meaning.

Synonyms and analogies of "settle differences" in English

Word & Expression of the day
Image of the day
axe: tool with a heavy bladed head mounted across a handle
Reveal the word
Advertising

Suggestions that contain settle differences

Results: 25. Exact: 25. Elapsed time: 21 ms.

Word index: 1-300, 301-600, 601-900

Expression index: 1-400, 401-800, 801-1200

Phrase index: 1-400, 401-800, 801-1200