This software program transforms raw data into clear visual charts.
The heavy-duty software program can handle large datasets without crashing.
The company released a software program that improves online shopping.
Şirket, çevrimiçi alışveriş deneyimini iyileştiren bir yazılım programı piyasaya sürdü.
They use a software program to analyze financial data monthly.
Aylık finansal verileri analiz etmek için bir yazılım programı kullanıyorlar.
The software program helps us manage our daily schedules efficiently.
Yazılım programı günlük planlarımızı verimli bir şekilde düzenlememize yardımcı oluyor.
This vetted software program has proven to be very effective.
Güvenilirliği sınanmış bu yazılım programı son derece etkili olduğunu kanıtladı.
Our company purchased a software program to enhance customer service.
Şirketimiz, müşteri hizmetlerini iyileştirmek için bir yazılım programı satın aldı.
A software program was like a factory machine for information processes.
Bir yazılım programı, bilgi işlemek için bir fabrika makinesi gibiydi.
These terrorists used a stolen software program...
Bu teröristler çalınan bir yazılım programı kullandılar...
She downloaded a software program that helps manage personal budgets.
Kişisel bütçesini yönetmesine yardımcı olan bir yazılım programı indirdi.
They developed a software program that translates languages in real time.
Gerçek zamanlı dil çevirisi yapan bir yazılım programı geliştirdiler.
A new software program was installed to improve security measures.
Güvenlik önlemlerini güçlendirmek için yeni bir yazılım programı yüklendi.
He downloaded a software program to edit his photographs quickly.
Fotoğraflarını hızlıca düzenlemek için bir yazılım programı indirdi.