Download for Windows Premium
Advertising
spatialization
/speɪʃəlɪ'zeɪʃən/
Definition
1. arrangement of elements in a physical space 2. distribution of sound... See more
mekansal düzenleme
alan düzenlemesi
üç boyutlu ses
His sound spatialization devices have been used around the world, including by NASA.
Ses spatialization cihazları, NASA da dahil olmak üzere dünya çapında kullanılmıştır.
Furthermore, representations of cleanliness/dirtiness in the world construct a racial spatialization.
Ayrıca, dünyadaki temizlik/kirlilik temsilleri ırksal bir mekânsallaşma da inşa etmektedir.
Trouillot has formulated four distinct, yet related state effects: an isolation effect, an identification effect, a legibility effect and a spatialization effect (2001: 126).
Trouillot farklı fakat birbiriyle ilintili, dört devlet etkisi formüle eder: tecrit etkisi, teşhis etkisi, okunabilirlik etkisi, ve mekânsallaştırma etkisi (2001: 126).
Created as part of a residency at ZKM Karlsruhe, Widening Gyre sees Frost dive deep into the physicality of spatialization.
Eleştirmenlerden tam not alan albümü başlangıç noktası olarak kullanan Widening Gyre, Frost'un stüdyo çalışmasını 360º düzende yoğun ve güçlü çok sesli bir deneyime dönüştürüyor.

Other results

Spatialization-like math-rests upon separation; inherent in it are division and an organization of that division.
Uzamsallaştırma - tığkı matematik gibi - ayrıma dayanır; uzamsallaştırmanın özü bölünme ve bu bölünmenin düzenlenişidir.
The audio in the engine features 3D sound positioning, spatialisation and attenuation.
Ses konusunda ise 3D ses konumlandırma, spatialisation ve zayıflama yeteneğine sahiptir.
It thus calls for further reflection upon the human struggle to exist within and against time, the time of the body, the working body, the spatialisation of time, the temporality of space and production.
Böylelikle insanın zamanın içinde ve zamana karşı varolma uğraşı, bedenin zamanı, çalışan beden, zamanın mekânsallaştırılması, mekânın zamansallığı, üretim ve zaman üzerine düşünceleri de kapsamına alıyor.
He achieved his specialization through years of focused study and practical experience.
Yıllar süren yoğun çalışma ve pratik deneyim sayesinde kendi alanında uzmanlaştı.
Her specialization in cybersecurity allowed her to protect companies from data breaches.
Siber güvenlik alanındaki uzmanlığı, şirketleri veri ihlallerine karşı korumasını sağladı.
The university offers courses in various specialization fields like finance and marketing.
Üniversite, finans ve pazarlama gibi çeşitli uzmanlık alanlarında dersler sunuyor.
Integrative science fosters innovation by blending knowledge from various specializations.
Bütünleyici bilim, farklı uzmanlık alanlarındaki bilgileri harmanlayarak yeniliği teşvik eder.
Without specialization, it's difficult to advance deeply in any particular profession.
Uzmanlaşma olmadan, herhangi bir meslekte derinlemesine ilerlemek pek mümkün değildir.
Choosing a specialization early can shape the direction of your professional life significantly.
Uzmanlaşmayı erken seçmek, mesleki hayatının gidişatını büyük ölçüde belirleyebilir.
No results found for this meaning.

Synonyms and analogies of "spatialization" in English

Word & Expression of the day
Image of the day
ashtray: small container for cigarette ash and butts
Reveal the word
Advertising

Results: 2652. Exact: 4. Elapsed time: 206 ms.

Word index: 1-300, 301-600, 601-900

Expression index: 1-400, 401-800, 801-1200

Phrase index: 1-400, 401-800, 801-1200