She was granted immunity to avoid testifying against the corrupt officials.
Yolsuzluğa karışmış görevlilere karşı tanıklık etmemesi için ona dokunulmazlık verildi.
The whistleblower knowingly entered the lion's den by testifying against her own company.
Muhbir, kendi şirketine karşı tanıklık ederek bile isteye aslanın inine girdi.
I called, but he's still testifying before the commission.
Attorney is testifying, Your Honor.
You blame me for ruining your life by testifying against you.
Beni, aleyhine tanıklık yaparak, hayatını mahvetmekle suçladın.
A witness expert may be categorized as both testifying and consulting.
Bir profesyonel de hem danışmanlık hem de tanıklık olarak sınıflandırılabilir.
Well, the fact is, I'm testifying against him.
Aslında, ben ona karşı tanıklık ediyorum.
If he's going to testify, he'll be testifying for Ricky.
O, eğer tanık olarak gidiyorsa, Ricky için tanıklık yapacaktır.
You realize you are testifying against the state of New York.
New York eyaletinin karşı tanıklık yaptığınızın farkındasınız.
There were many fine men... and you'll be testifying against Kennedy at his trial.
Çok güzel erkek vardı... ve tanıklık olacak Kennedy karşı onun mahkemede.
I look forward to testifying for you, Charlie.
Sana tanıklık etmeyi dört gözle bekliyorum Charlie.
No way am I testifying against Jimmy Cutrona.
Jimmy Catrona aleyhine asla tanıklık yapmam.
The testifying witness helped the jury understand the case clearly.
İfade veren tanık, jürinin davayı net bir şekilde anlamasına yardımcı oldu.