She mapped the fire button to the left trigger for faster access.
Daha hızlı ulaşmak için ateş tuşunu sol tetik tuşuna atadı.
The gun trigger mechanism must be clean and functional for the weapon to fire.
Silahın ateş alabilmesi için tetik mekanizmasının temiz ve sorunsuz olması gerekir.
The announcement will likely trigger an avalanche of customer complaints by evening.
Bu duyuru, akşama kadar müşteri şikayetlerinin çığ gibi büyümesine muhtemelen neden olacak.
A single spark can trigger an avalanche of wildfires in dry forest areas.
Kuru ormanlık alanlarda küçücük bir kıvılcım, yangınların çığ gibi yayılmasına neden olabilir.
Upstream events usually trigger a series of reactions in the ecological system.
Ekolojik sistemde yukarıda yaşanan gelişmeler, genellikle bir dizi tepkiyi tetikler.
Stress and lack of sleep often trigger epilepsy attacks in vulnerable patients.
Stres ve uykusuzluk, hassas hastalarda çoğu zaman epilepsi nöbetlerini tetikler.
The sniper calmly squeezed the trigger and ended the dangerous standoff within seconds.
Keskin nişancı sakinlikle tetiğe basıp tehlikeli çıkmazı birkaç saniyede bitirdi.
Corporate mergers sometimes trigger a power struggle among executives and shareholders.
Şirket birleşmeleri bazen yöneticiler ve hissedarlar arasında bir güç mücadelesini tetikler.
He fixed his aim and slowly lowered his finger on the gun trigger before firing.
Nişanını sabitledi ve ateş etmeden hemen önce parmağını yavaşça tetiğe indirdi.
Safety is paramount; never rest your finger on the gun trigger until ready to shoot.
Güvenlik her şeyden önemlidir; atışa hazır olmadıkça parmağınızı asla tetiğin üzerine koymayın.
Squeeze that trigger once more, senor and we kill him.
O tetiğe bir kez daha basarsan onu öldürürüz, bayım.
Keep pulling that trigger and see how long you can survive.
O tetiği çekerek tutmak ve hayatta ne kadar uzun bakın.
It only takes one limb to pull a trigger, son.
Tetiği çekmek için bir bacak da yeterli olur, evlat.