For the little rajah in his undershirt.
Birkaç adam atlet giyen şu küçük rajah için getirdi.
At normal temperature, undershirt, apparel, gloves, and socks are sufficient.
Normal sıcaklıkta atlet, tulum, eldiven, çorap yeterlidir.
He always wears an undershirt beneath his work shirt to stay comfortable.
Rahat olsun diye iş gömleğinin altına her zaman bir fanila giyer.
She prefers a cotton undershirt for its breathability and comfort.
Nefes alabildiği ve rahat olduğu için pamuk fanila tercih ediyor.
An undershirt helps prevent sweat stains on your outer shirt.
Fanila, dış gömleğinde ter lekesi oluşmasını önlemeye yardımcı olur.
The undone buttons on the shirt revealed a brightly colored undershirt beneath.
Gömleğin iliklenmemiş düğmeleri altındaki rengârenk atletini ortaya çıkardı.
The undershirt kept his skin dry under the heavy jacket.
Kalın montun altında fanila, teninin kuru kalmasını sağladı.
You bring your undershirt, socks, guess?
Sen de fanila, çorap getirirsin herhâlde?
Take your undershirt off, please.
Pekala. Atletini çıkar mısın lütfen.
Clothes for your baby to wear when coming home: undershirt or one-piece suit, and an outfit with snap closures
Eve dönerken bebeğinize giydireceğiniz giysiler: fanila veya tek parça bir tulum ve çıtçıtlı bir giysi
Then why does this undershirt have bloodstains on it, while this shirt has none despite an arrow penetration?
Öyleyse, neden bu atletin üzerinde kan lekesi varken, okun deldiği yer dışında, gömlekte bir şey yok?
Please remove your undershirt.
Atletini çıkar mısın lütfen.
You want to trade me an undershirt.
Atletle takas mı yapmak istiyorsun?