Yönetmen, doğaçlama sahnelerde yetenekli oyuncuların bildiğini yapmasına izin verir.
The director lets talented actors do their own thing during improvised scenes.
Çoğu video oyunu, karakteri ok tuşlarıyla hareket ettirmene izin verir.
Most video games allow character movement using the arrow key controls.
Tam dolu bir enerji çubuğu, oyunda özel yetenekleri kullanmana izin verir.
A full energy bar allows the use of special abilities in the game.
Aileler bazen çocuklara sınır ve kural öğretmek için böyle oyun kavgasına izin verir.
Parents often encourage a play fight to teach children boundaries and rules.
Düzenleyici kurumlar, yalnızca mali yapısı sağlam bankaların bağımsız faaliyetine izin verir.
Only solvent banks are allowed to operate independently by regulatory authorities.
Bazı şirketler çalışanların tercih ettikleri çalışma saatlerini seçmelerine izin verir.
Some companies allow employees to choose their preferred working hours.
Tarayıcılar çoğu zaman giriş sayfasında birden fazla sekme ayarlamana izin verir.
Browsers often allow you to set multiple tabs on your homepage.
Aday sürücü belgesi, yeni sürücülerin gözetim altında pratik yapmasına izin verir.
A beginner's permit allows new drivers to practice with supervision.
Sıvılar akar, çünkü bulundukları hâl moleküllerin serbestçe hareket etmesine izin verir.
Liquids flow because their state of matter allows molecules to move freely.
Kapalı kampüs, öğrencilerin yalnızca onaylanmış etkinlikler sırasında okuldan çıkmasına izin verir.
A closed campus restricts students from leaving except during approved events.
Potentially sensitive or inappropriate content
Examples are used only to help you translate the word or expression searched in various contexts. They are not selected or validated by us and can contain inappropriate terms or ideas. Please report examples to be edited or not to be displayed. Potentially sensitive, inappropriate or colloquial translations are usually marked in red or in orange.