Control one's destiny by surrounding yourself with positive and supportive friends.
Kendini olumlu ve destekleyici insanlarla çevreleyerek kendi kaderini kontrol et.
Control over the budget committee is now the real seat of power.
Bütçe komitesi üzerindeki kontrol, artık gerçek iktidar merkezi sayılıyor.
Control over financial portals of power can dictate economic trends worldwide.
Finansal güç odakları üzerindeki denetim, dünya ekonomisindeki eğilimleri belirleyebilir.
Control may be very active, authoritative and all embracing.
Denetim çok etkin, otoriter ve her şeyi kapsayıcı olabilir.
You're a... guest of the Master Control Program.
Sen sadece... Ana Kumanda Programı'nın misafirisin.
Mission Control advises ground crew that the system check is on.
Görev Kontrol yer ekibine sistem kontrolünün açık olduğunu bildiriyor.
Control every aspect of your line up like a real football manager.
Hattınızın her yönünü gerçek bir futbol menajeri gibi kontrol edin.
Control room operators need constant alertness to monitor critical systems.
Kontrol odası operatörlerinin, kritik sistemleri izlemek için sürekli tetikte olması gerekir.
Control the forces around your hands, and limitations become irrelevant.
Ellerinin etrafındaki güçleri kontrol et... ve sınırlamalar kalksın.
How often must I tell you? Control my central line.
Daha kaç kere söyleyeceğim, orta çizgiyi kontrol et.
Control cabinets can contain many diverse components, depending on the application.
Kontrol kabinleri, uygulamaya bağlı olarak birçok farklı bileşen içerebilir.
Control room, patch my radio through to security teams only.
Kontrol odası, telsizimi sadece güvenlik ekiplerine yayınla.
Control range may vary depending on surroundings and other factors.
Kontrol mesafesi çevre koşullarına ve dış faktörlere bağlı olarak değişebilir.