If this bombardment continues, The radioactive Core's going to go critical.
Bu bombalama devam ederse, radyoaktif çekirdek kritik seviyeye ulaşacak.
Core hours are critical for coordinating shifts in the retail store.
Mağazada vardiyaların koordinasyonu için temel çalışma saatleri kritik önem taşır.
Core subjects like math and science are crucial for future career success.
Matematik ve fen gibi temel dersler, gelecekte mesleki başarı için büyük önem taşır.
This piece is called "Core".
Core strength drives the company's success in highly competitive markets.
Çekirdek gücümüz, şirketin son derece rekabetçi pazarlarda başarılı olmasını sağlıyor.
I've got an election to win, and I want that Core.
Kazanamam gereken bir seçim var, ve o çekirdeği istiyorum.
Core members faced accusations of instigation during the violent demonstration.
Çekirdek kadro, şiddetli gösteri sırasındaki kışkırtma nedeniyle suçlamalarla karşı karşıya kaldı.
I'm reading a dangerous energy spike in the Core.
If you turn this thing on, we'll bleed the Core out.
Eğer makineyi açarsanız, çekirdeği kaybederiz.
If you want the Core, you have to murder me.
Çekirdeği istiyorsan, önce beni öldürmelisin.
Core hours help synchronize team projects and enhance workplace communication.
Temel çalışma saatleri, ekip projelerinin eşzamanlı yürümesine ve işyerindeki iletişimin güçlenmesine yardımcı olur.
Core values are not work descriptions or strategies used to meet our objectives.
Temel değerler operasyonel prosedürlerin veya hedeflerimize ulaşmak için kullandığımız stratejilerin tanımları değildir.