This is the first book in the Fallen series.
Bu da düşüş serisinin ilk kitabı.
I really enjoyed Lauren Kate's Fallen series.
Lauren Kate'in düşüş serisini çok sevmiştim.
We Were Just Saying A Prayer For Our Fallen Brother.
Biz de şimdi şehit kardeşimiz için dua ediyorduk.
I love the Fallen series by Lauren Kate.
Lauren Kate'in düşüş serisini çok sevmiştim.
Fallen rocks and a collapsed slope blocked the mountain pass all day.
Düşen kayalar ve çöken yamaç, dağ geçidini gün boyu kapalı tuttu.
Fallen leaves carpet the woodland floor, creating a colorful autumn scene.
Düşen yapraklar, ormanlık alanın zeminini kaplayarak rengârenk bir sonbahar manzarası oluşturuyor.
All I see is a dead world, run by the Fallen.
Tracy, I'm supposed to perform my song on Fallen tonight.
Tracy, şarkımı bu akşam Fallon'da söyleme gerekiyordu.
Fallen coconuts under the coconut tree made a soft cushion on the ground.
Hindistancevizi ağacının altına düşen hindistancevizleri yerde yumuşak bir yatak oluşturmuştu.
Fallen fruit provides a bonanza for creatures on the ground.
Düşen meyveler yerdeki canlılar için bolluk demektir.
Beauty is the last miracle allowed in an ugly... Fallen world.
Güzellik, bu çirkin düşmüş dünyadaki son mucize.
Fallen branches knocked down the power pole along the country road.
Yola düşen dallar, kırsal yoldaki elektrik direğini devirdi.
Fallen leaves floated quietly on the surface of the calm stream.
Dingin derenin yüzeyinde düşen yapraklar sessizce süzülüp gidiyordu.