Front end alignment is crucial for safe driving and tire longevity.
Güvenli sürüş ve lastik ömrü için ön düzen ayarı çok önemlidir.
Front row at the stadium means being right next to the players on the field.
Stadyumda en ön sıra, sahadaki oyuncuların hemen dibinde olmak demektir.
What a loss to the Front you are.
Cephe için ne büyük bir kayıpsınız.
Front line policing is the new military.
Cephe polisliği, ordunun yeni tanımıdır.
Front facing lights were added to illuminate the driveway more effectively.
Giriş yolunu daha iyi aydınlatmak için öne bakan ışıklar eklendi.
Front loader vehicles help speed up tasks by carrying and lifting large loads.
Ön kepçeli iş makineleri, ağır yükleri taşıyıp kaldırarak işleri hızlandırır.
Front row spectators at the tennis match got an up-close look at every serve.
Tenis maçında en önde oturan seyirciler her servisi çok yakından izleyebildi.
Front loaders are known for their ability to move heavy materials with ease.
Ön kepçeli yükleyiciler, ağır malzemeleri rahatlıkla taşıma yetenekleriyle bilinir.
Front beach cafes and beachfront shops attract many visitors each day.
Ön sahildeki kafeler ve deniz kenarı dükkânlar her gün çok sayıda ziyaretçi çekiyor.
Front seat involvement in decisions often correlates with greater responsibility at work.
Kararlara ön planda dâhil olmak, çoğu zaman işyerinde daha fazla sorumlulukla birlikte gelir.
Front don't look no different than the back.
Önden görünüşü, arkadan olduğundan farklı değil.
Front brakes - ventilated discs with a fixed caliper and two pistons.
Ön frenler - sabit kaliper ve iki pistonlu havalandırmalı diskler.
Front lighting complex beautiful shape, two-section trapezium false radiator grille.
Ön aydınlatma kompleksi güzel şekil, iki bölüm trapez sahte radyatör ızgarası.