Download for Windows Premium
Publiciteit
Halime
Halime
bekletildikten
And she probably wanted it for sister Halime.
Annem de galiba Halime ablaya verecekmiş.
Halime, who was taken to the hospital, passed away.
Hastaneye kaldırılan Halime, hayatını kaybetti.
And she probably wanted it for sister Halime.
Anneme. Annem de galiba Halime ablaya verecekmiş.
At the same time, Halime and her son Mustafa, who struggled with a mental illness, lived through the power change.
Aynı zamanda zihinsel bir hastalıkla mücadele eden Halime ve oğlu Mustafa, güç değişikliği yaşıyordu.
Halime Sara Aysal who had made the appeal that conduced the AYM'S decision, had rejected the vaccination during the babyhood of her child yet the court had ordered the enforcement health measure.
AYM'den bu kararın çıkmasına neden olan başvurunun sahibi Halime Sara Aysal çocuğuna bebeklik dönemi aşılarının uygulanmasını kabul etmedi, ancak mahkeme tarafından sağlık tedbiri uygulanılmasına karar verildi.
To Aunt Halime, to fetch the spindle.
Kız nereye böyle selamsız sabahsız? - Halime abladan masura alacaktım ana.
Dietician Halime Pulat Demir drew attention to the importance of balanced nutrition and active life during Eid al-Adha, where consumption of red meat increased, and made warnings about not to overdo meat and dessert consumption during the feast.
Kırmızı et tüketiminin arttığı Kurban Bayramı'nda dengeli beslenmenin ve hareketli yaşamın önemine dikkat çeken Diyetisyen Halime Pulat Demir, bayramda et ve tatlı tüketiminde aşırıya kaçılmaması noktasında uyarılarda bulundu.
Residing and living off farming in İzmir's Menderes district, Halime Akdağ and her spouse Ramazan Akdağ have been arrested on charge of"[illegal] organization propaganda" over the books and magazines they had at their house.
İzmir'in Menderes ilçesinde yaşayan ve geçimini çiftçilikle sağlayan Halime Akdağ ile eşi Ramazan Akdağ, evlerindeki kitap ver dergiler delil sayılarak, "örgüt propagandası" suçlamasıyla tutuklandı.
43-year-old Halime Türkaslan, who lives in Niğde, was seriously injured by a sharp object in the middle of the street by Mehmet Karakaya, who she was divorced from.
Niğde'de yaşayan 43 yaşındaki Halime Türkaslan, eskiden evli olduğu Mehmet Karakaya tarafından sokak ortasında kesici aletle ağır yaralandı.
Arrested over the books and magazines they had at their house despite having stated that they were illiterate, farmer Ramazan Akdağ and his wife Halime Akdağ have been released.
Okuma yazması olmadığını hakimlikte beyan etmesine rağmen tutuklanan İzmirli çiftçi Ramazan Akdağ ile eşi Halime Akdağ'ın tahliye edilmelerine karar verdi.
Aunt Halime is at the orphanage, do you remember Tuğrul Baba?
Halime Teyze vardı yetimhanede hatırlar mısın Tuğrul baba?
In his questioning, Ramazan Akdağ stated that he can't read or write. Halime Akdağ said the magazines belong to her, however, they were both arrested by Menderes Criminal Judgeship of Peace.
Ramazan Akdağ okuma yazması olmadığı halde bu suçu işlemekle itham edildi. Halime Akdağ da bu kitap ve dergilerin çok geçmiş yıllara ait olduğunu ve suç olmadığını beyan etti.
Halime Kocabıyık died on 20 February 1976.
Kastamonu'nun Duruçay köyünde 20 Şubat 1976 günü yaşamını yitirdi.
Er zijn geen resultaten gevonden voor deze term.
Ga naar Premium voor toegang tot miljoenen vertaalvoorbeelden, onbeperkt woorden opslaan en leren, zonder advertenties.

Synoniemen voor Halime in het Engels

Woord & uitdrukking van de dag
Afbeelding van de dag
swimming goggles: eyewear protecting eyes from water while swimming
Ontdek het woord
Publiciteit

Suggesties

Resultaten: 45. Exact: 45. Verstreken tijd: 26 ms.