Vertaling van "Ne-Yo" in Turks
We konden deze vermelding niet vinden. Er worden benaderende resultaten weergegeven. Controleer je spelling of stel voor deze term aan het woordenboek toe te voegen.
Ne-Yo served as the assistant producer.
Ne-Yo ayrıca yardımcı yapımcı olarak görev aldı.
We're missing Ne-Yo.
Ne-Yo'yu kaçırıyoruz.
Ne-Yo assumes they are a couple.
Onların bir çift olduğuna inanıyoruz.
Ne-Yo has received two nominations.
Ne-Yo'nun iki adaylığı bulunmaktadır.
For the next two years, Ne-Yo continued writing songs, some of which have not been officially released.
Ne-Yo, sonraki iki yılda da bazı şarkılar yazdı, fakat bunlardan bazıları resmî olarak yayımlanmadı.
Jamal gets busy working on his music with Ne-Yo.
Bu sırada Jamal da kendi müziği konusunda Ne-Yo ile çalışmakla meşguldür.
What's your name? - Give it up for Ne-Yo!
Adınız nedir? -Ne-Yo için alkış.
I've partnered with Ne-Yo and Tango.
Ben tango ile içimdeki beni buldum.
In an interview with Capital FM Ne-Yo spoke on working with Rihanna on the album saying: I just recently went in to do some stuff for Rihanna, you know.
Capital FM ile bir röportajında Ne-Yo Rihanna için son zamanlarda bir şey yapmak istiyordum, biliyorsunuz Rihanna yeni albümüne hazırlanıyor.
For the new material, she worked with past collaborators Ne-Yo, StarGate, and C.
Yeni şarkılar için Rihanna, daha önce iş birliği yaptığı Ne-Yo, StarGate ve C.
In June 2010, Ne-Yo told Ebony that he and his girlfriend, Monyetta Shaw, were expecting their first child together - a girl due early in 2011.
Haziran 2010'da Ebony dergisine konuşan Ne-Yo, Monyetta Shaw ile bir çocuklarının olacağını ve 2011 başında dünyaya gelmesini beklediklerini söyledi.
In an interview with USA Today, Ne-Yo later revealed that the song was written two days before Rihanna and Brown's altercation, citing it as "a premonition."
Daha sonraları USA Today ile olan bir röportajında Ne-Yo, şarkının Rihanna ve Chris Brown'ın kavgasından iki gün önce yazıldığını söyleyerek bunu bir "önsezi" olarak tanımladı.
Ne-Yo: Love, of course.
AŞK: Tabii ki seviyorum.