Remote villages took the brunt of the flooding last month.
Geçen ayki selin en büyük sıkıntısını uzak köyler çekti.
Remote villages receive education programs by satellite, overcoming local limitations.
Uzak köyler, yerel imkânların yetersizliğini aşarak eğitim programlarını uydu üzerinden alıyor.
Remote village communities usually depend on farming and local trading for their livelihood.
Ücra köylerdeki halk genelde geçimini tarımdan ve yerel ticaretten sağlar.
Remote location, victim ripped apart where she was killed.
Ücra mekan, kurban öldürüldüğü yerde parçalanmış.
Remote villages usually lack basic services such as piped water and electricity.
Uzak köyler genellikle içme suyu ve elektrik gibi temel hizmetlerden yoksundur.
Remote camera control allows a single person to operate multiple cameras with ease.
Uzak kamera kumandası, bir kişinin birkaç kamerayı kolayca kontrol etmesini sağlar.
Remote areas often struggle with outdated cable systems for communications.
Uzak bölgeler, haberleşme için hâlâ eski ve yetersiz kablo sistemleriyle uğraşmak zorunda kalıyor.
Remote mail service and delivery is another opportunity for a licensed pilot.
Uzak posta servisi ve teslimat, lisanslı bir pilot için bir başka fırsattır.
Remote, people minding their own business.
Uzak bir yer, herkes kendi hâlinde.
Remote and isolated, the islands of the South Pacific have a life of their own.
Ücra ve soyutlanmış, Güney Pasifiğin bu adalarının kendilerine özgü bir yaşamları vardır.
Remote controls be in standby mode until a button is pressed.
Uzaktan kumandalar, bir tuşa basılana kadar bekleme modunda durur.
Remote learning be the norm for students during the health crisis.
Sağlık krizinde öğrenciler için uzaktan eğitim adeta yeni standart oldu.
Remote work policies have reshuffled the cards in the global job market.
Uzaktan çalışma politikaları, küresel iş piyasasında kartları yeniden dağıttı.