That article was instructive and enhanced my knowledge about climate change.
O makale çok öğreticiydi ve iklim değişikliği konusundaki bilgimi artırdı.
He wrote an article about the benefits of rafting for physical fitness.
Fiziksel form için rafting yapmanın faydaları hakkında bir makale yazdı.
The cashier scanned the article number to retrieve the product price.
Kasiyer, ürünün fiyatını ekrana getirmek için madde numarasını okuttu.
The system flagged duplicate entries with the same article number for review.
Sistem, aynı madde numarasına sahip yinelenen kayıtları inceleme için işaretledi.
Each issue of the magazine contains at least one feature article.
Derginin her sayısında en az bir kapsamlı özel yazı bulunuyor.
She wrote an article for the school newspaper about the science fair.
Bilim şenliğiyle ilgili okul gazetesi için bir yazı kaleme aldı.
The article offers a lowdown analysis of the current economic situation.
Makale, mevcut ekonomik durumu ayrıntılı bir şekilde analiz ediyor.
The writer had to meet a deadline for submitting the article.
Yazar, makaleyi teslim etmek için belirlenen tarihe uymak zorundaydı.
The article seemed to denigrate the company's latest product unfairly.
Yazı, şirketin son ürününü haksız yere kötüleyip küçümsüyor gibiydi.
The article appeared to denigrate the company's new product unfairly.
Makale, şirketin yeni ürününü haksızca kötüleyen bir hava taşıyordu.
The editor sanded off awkward sentences to make the article clearer.
Editör, yazıyı daha anlaşılır kılmak için sakil cümleleri ayıkladı.
The article quoted the speech verbatim to maintain the original meaning.
Makale, konuşmanın orijinal anlamını korumak için alıntıyı aynen aktardı.
The article highlights various issues in question related to public health.
Makale, halk sağlığıyla ilgili çeşitli tartışmalı konuları öne çıkarıyor.