Each audio recording is tagged with the date and location automatically.
By bank transfer payments are automatically recorded in the financial system.
Banka havalesiyle yapılan ödemeler, finansal sisteme otomatik olarak işleniyor.
The system detects locale and loads the respective language pack automatically.
Sistem, locale bilgisini algılayıp ilgili dil paketini kendiliğinden yüklüyor.
They invented a contraption to automatically sort recycling materials at home.
Evdeki geri dönüşüm malzemelerini kendiliğinden ayıran bir düzenek icat ettiler.
To improve efficiency, the system culls out redundant files automatically.
Verimliliği artırmak için sistem, gereksiz dosyaları otomatik olarak eliyor.
The airplane's escape hatch opened automatically after the crash landing.
Uçağın kaçış kapağı, zorunlu inişten sonra otomatik olarak açıldı.
During chats, predictive text automatically fills in commonly used phrases.
Sohbet ederken tahminli metin, sık kullandığım ifadeleri kendiliğinden tamamlıyor.
The system automatically fills the recipient name based on your contacts.
Sistem, alıcının adını kişiler listenize göre otomatik olarak dolduruyor.
Your reference number was generated automatically after you submitted the form.
Formu gönderdikten sonra referans numaranız sistem tarafından otomatik olarak oluşturuldu.
The machine will automatically reverse direction if it senses an error.
Makine bir hata algılarsa otomatik olarak yön değiştirip tersine döner.
The system will automatically revert settings to default after a reset.
Sistem, sıfırlamadan sonra ayarları otomatik olarak varsayılana geri döndürecek.
During the tutorial, help screens automatically appear at important steps.
Eğitim sırasında, kritik adımlarda yardım ekranları otomatik olarak açılır.
The system can hold your spot automatically if you register online.
Çevrimiçi kayıt olursan sistem senin için yeri otomatik olarak ayırabiliyor.