We monitor bandwidth consumption to avoid exceeding monthly data caps.
Aylık kota sınırını aşmamak için bant genişliği tüketimini takip ediyoruz.
Uploading large files usually requires more bandwidth than downloading them.
Büyük dosyaları yüklemek, genelde indirmekten daha fazla bant genişliği gerektirir.
We switched from video to an audio conference due to bandwidth limitations.
Bant genişliği kısıtlı olduğu için görüntülü görüşmeden sesli toplantıya geçtik.
My internet slowed down because the video stream was using too much bandwidth.
İnternetim yavaşladı çünkü video akışı çok fazla bant genişliği kullanıyordu.
The satellite transmits signals within a specific bandwidth range allocated for communication.
Uydu, haberleşme için ayrılmış belirli bir bant genişliği aralığında sinyal iletir.
The bandwidth of the network determines how much data can be transmitted.
Bir ağın bant genişliği, ne kadar verinin iletilebileceğini belirler.
A broad bandwidth allows for a richer variety of frequencies in the signal.
Geniş bir bant genişliği, sinyalde çok daha zengin bir frekans çeşitliliği sağlar.
Downloading videos consumes a lot of bandwidth during peak hours.
Video indirmek, özellikle yoğun saatlerde çok fazla bant genişliği tüketir.
Downloading tasks are scheduled to consume less bandwidth at night.
İndirme işlemleri, geceleri daha az bant genişliği kullanacak şekilde planlanıyor.
Digital television transmission requires less bandwidth than older analog signals.
Dijital televizyon yayını, eski analog sinyallere göre daha az bant genişliği gerektirir.
He prefers compressed video formats to save bandwidth during streaming.
Yayın sırasında bant genişliği tasarrufu için sıkıştırılmış video formatlarını tercih ediyor.
They advertise unlimited disk space and bandwidth for many plans.
Birçok plan için sınırsız disk alanı ve bant genişliği sunuyorlar.
Video quality is determined based on bandwidth and compression settings.
Video kalitesi, bant genişliği ve sıkıştırma ayarlarına göre belirlenir.