Armed combat broke out between the two rival factions at dawn.
Şafak vakti iki rakip grup arasında silahlı çatışma patlak verdi.
The bank used an armored vehicle to transfer money between branches.
Banka, şubeler arasında para transferi için zırhlı araç kullandı.
The border between the two countries acts as a clear borderline.
İki ülke arasındaki sınır, çok net bir çizgi oluşturur.
The teacher explained the boundary between respectful debate and personal attacks.
Öğretmen, saygılı tartışma ile kişisel saldırı arasındaki sınırı açıkladı.
The bed covering adds a protective layer between you and dust.
Yatak koruyucusu, seninle toz arasında koruyucu bir katman oluşturur.
The novel portrays a biblical struggle between good and evil forces.
Roman, iyilikle kötülük arasında devasa boyutlarda bir mücadeleyi anlatıyor.
Loathing looks were exchanged between the rivals during the heated debate.
Hararetli tartışma sırasında rakipler arasında nefret dolu bakışlar gidip geliyordu.
Midfield players often serve as the link between defense and attack.
Orta saha oyuncuları sık sık savunmayla hücum arasındaki köprüyü kurar.
A quick military greeting was exchanged between the soldiers at dawn.
Şafak sökerken askerler arasında kısa bir asker selamı alışverişi oldu.
A neuron transmits signals between the brain and other body parts.
Bir nöron, beyinle vücudun diğer bölümleri arasında sinyaller iletir.
A friendly rivalry developed between two sections within the busy newsroom.
Yoğun haber masasında iki birim arasında dostane bir rekabet oluştu.
No relation exists between the ancient ruins and current city structures.
Antik kalıntılar ile şimdiki şehir yapıları arasında hiçbir ilişki yok.
Opting between two good job offers can be a tough decision.
İki iyi iş teklifi arasında tercih yapmak oldukça zor olabiliyor.