Big bash in the cemetery one night, parade on the next.
Gecenin birinde mezarlıkta parti, bir sonraki akşam kutlama...
So I spent all evening preparing a little something for the big bash...
Bütün gecemi büyük parti için küçük birşey hazırlayarak harcadım...
So I spent all evening preparing a little something for the big bash creme brulee.
Bütün gecemi büyük parti için küçük birşey hazırlayarak harcadım...
SO I SPENT ALL EVENING PREPARING A LITTLE SOMETHING FOR THE BIG BASH... CRÈME BRÛLÉE. IT'S NOT A BASH, LLOYD.
Bütün gecemi büyük parti için küçük birşey hazırlayarak harcadım... creme brulee... Parti falan değil, Lloyd.
She hosted a big bash in her backyard to celebrate graduating college.
Üniversite mezuniyetini kutlamak için arka bahçesinde büyük bir parti verdi.
We organized a big bash for her thirtieth birthday, and everyone showed up.
Onun otuzuncu doğum günü için büyük bir parti düzenledik ve herkes geldi.
The company threw a big bash to celebrate reaching a million customers worldwide.
Şirket, dünya çapında bir milyon müşteriye ulaşmayı kutlamak için büyük bir parti verdi.
Their anniversary turned into a big bash, with dancing, speeches, and champagne.
Yıldönümleri dans, konuşmalar ve şampanyayla büyük bir partiye dönüştü.
Instead of a quiet dinner, he wanted a big bash for his promotion.
Sessiz bir akşam yemeği yerine, terfisini kutlamak için büyük bir parti istedi.
I'm having a big bash this weekend.
Bu haftasonu sıkı bir parti veriyorum.
The festival ended with a big bash in the town square.
Festival, meydanda yapılan büyük bir eğlenceyle sona erdi.
It's a big bash someone's having.
Birilerinin yaşadığı büyük bir darbe var.
Doing a big bash for the new clients.
Yeni müşterilerimiz için büyük bir parti veriyoruz.