That punishment seems a bit strong for such a minor mistake.
Böyle ufak bir hata için verilen ceza biraz ağır görünüyor.
Sometimes a bit of homework can feel like a big task.
Bazen biraz ödev bile insana kocaman bir iş gibi gelebilir.
Finding the perfect gift required a bit of luck this time.
Bu sefer mükemmel hediyeyi bulmak için biraz şansa ihtiyaç vardı.
Succeeding requires both skill and a bit of good luck sometimes.
Başarılı olmak bazen hem beceri hem de biraz şans gerektirir.
They appreciated his bit extra effort in decorating for the event.
Etkinlik süslemeleri için gösterdiği o biraz abartılı çabayı takdir ettiler.
Feeling a bit high, he enjoyed the relaxed and carefree mood.
Biraz kafası güzelken o rahat, umursamaz havanın tadını çıkardı.
She wore a bit extra outfit that sparkled under the lights perfectly.
Işıkların altında şahane parlayan, biraz abartılı bir kıyafet giymişti.
Using a cafetiere requires a bit of patience for the perfect brew.
French press kullanmak, kusursuz demleme için biraz sabır ister.
The bright red scarf clashed a bit with her blue winter hat.
Parlak kırmızı atkı, mavi kışlık beresiyle biraz zıt duruyordu.
Buying a brand-new phone every year sounds a bit much to me.
Her yıl yepyeni bir telefon almak bana biraz fazla geliyor.
This game level is a bit difficult, requiring careful strategy.
Bu oyun seviyesi biraz zorlayıcı, dikkatli bir strateji gerektiriyor.
His handwriting is a bit different, with unique loops and spacing.
Yazısı biraz farklı; kendine özgü halkalar ve boşluklar kullanıyor.
He enjoys savory foods, especially ones with a bit of heat.
Tuzlu yemeklerden hoşlanır, özellikle de biraz acı olanları sever.