The bumpy pavement near the school was finally repaved last week.
Okulun yanındaki bozuk yol geçen hafta sonunda nihayet yenilendi.
The city promised to fix the bumpy pavement by next summer.
Belediye, bozuk yol zeminini gelecek yaza kadar düzelteceğine söz verdi.
The bumpy pavement caused several cyclists to lose balance.
Bozuk yol, birkaç bisikletlinin dengesini kaybetmesine neden oldu.
Many accidents happen on the bumpy pavement after heavy rain.
Şiddetli yağmurdan sonra bu bozuk yolda çok sayıda kaza oluyor.
Repair crews arrived early to smooth out the bumpy pavement neighborhood.
Onarım ekipleri, mahalledeki bozuk yolu düzeltmek için sabah erkenden geldi.
Drivers complained when the bumpy pavement forced them to slow down.
Sürücüler, bozuk yol yüzünden yavaşlamak zorunda kalınca şikâyet ettiler.
Drivers slowed down to avoid damage from the bumpy pavement.
Sürücüler, bozuk zeminin araca zarar vermemesi için yavaşlamak zorunda kaldı.
She carefully avoided the bumpy pavement while riding her bike.
Bisiklete binerken dikkatle bozuk yerlerden uzak durdu.
Walking on the bumpy pavement was hard for the elderly man.
Yaşlı adam için bu bozuk yolda yürümek çok zordu.
Kids complained about the bumpy pavement making their skateboarding tricky.
Çocuklar, bozuk zeminin kaykay yapmayı zorlaştırmasından şikâyet etti.
The truck bounced on the bumpy pavement along the rural road.
Kamyon, kırsal yoldaki bozuk zemin üzerinde zıplaya zıplaya gitti.
The bumpy pavement slowed delivery trucks and delayed shipments.
Bozuk yol yüzeyi, dağıtım kamyonlarını yavaşlattı ve teslimatların gecikmesine yol açtı.
Tourists disliked the bumpy pavement on scenic routes around the city.
Turistler, şehrin etrafındaki manzaralı güzergâhlardaki bozuk yoldan pek hoşlanmadı.