The auditor examined the client account to verify all reported incomes.
Denetçi, bildirilen tüm gelirleri doğrulamak için müşteri hesabını inceledi.
Many complaints were resolved quickly thanks to their excellent client service.
Birçok şikâyet, onların mükemmel müşteri hizmetleri sayesinde hızla çözüldü.
The lawyer appealed to the evidence to support his client's innocence.
Avukat, müvekkilinin masumiyetini savunmak için dosyadaki delilleri ileri sürdü.
The lawyer argued that the client had no motive to hurt anyone.
Avukat, müvekkilinin kimseye zarar verecek bir saiki olmadığını savundu.
The server acts as a central node for many client devices.
Sunucu, birçok istemci aygıt için merkezi bir düğüm görevi görür.
The email client crashed just before I sent the important contract.
Önemli sözleşmeyi göndermeden hemen önce e-posta istemcisi çöktü.
The banker approved the large loan request from the corporate client.
Banka yöneticisi, kurumsal müşterinin yüksek tutarlı kredi talebini onayladı.
Please write a short letter to the client about the update.
Lütfen güncelleme hakkında müşteriye kısa ve öz bir yazı hazırlayın.
The lawyer rattled off several legal terms that confused the client.
Avukat, müvekkili şaşırtan birkaç hukuki terimi bir çırpıda saydı.
She keeps a contact card for each client on her smartphone.
Akıllı telefonunda her müşteri için ayrı bir iletişim kartı tutuyor.
She showed a cooperating approach in handling the client's concerns.
Müşterinin sorunlarını ele alırken yapıcı ve işbirlikçi bir yaklaşım sergiledi.
The bank manager checked the client account before approving the loan.
Banka müdürü, krediyi onaylamadan önce müşteri hesabını kontrol etti.
The manager unwittingly offended the client by making an insensitive comment.
Yönetici, düşüncesiz bir yorum yaparak müşteriyi farkında olmadan kırdı.