Vertaling van "collaborative environment" in Turks
We konden deze vermelding niet vinden. Er worden benaderende resultaten weergegeven. Controleer je spelling of stel voor deze term aan het woordenboek toe te voegen.
işbirliği ortamı
işbirliğine dayalı bir ortam
Coworking spaces are a great alternative to traditional offices because they provide a flexible collaborative environment.
Coworking alanları geleneksel ofislere mükemmel bir alternatiftir, çünkü esnek bir işbirliği ortamı sağlarlar.
This strong collaboration with both local and regional industries, together with its excellent facilities and staff expertise, provides students with the opportunity to be immersed in this collaborative environment which will be of great benefit to them when they graduate.
Birlikte mükemmel tesisler ve personel uzmanlığı, hem yerel ve bölgesel sanayiler ile bu güçlü işbirliği, fırsat öğrenciler mezun olduklarında kendilerine büyük fayda olacaktır bu işbirliği ortamı dalmış sağlar.
Dell is committed to creating a diverse workforce and creating a positive, collaborative environment where everyone is valued and included.
Dell çeşitlilik içeren bir işgücü oluşturmak, herkese değer verilen ve herkesin katılımda bulunduğu olumlu, işbirliğine dayalı bir ortam yaratmak için çaba harcıyor.
NVU is aspired to create open, innovative and collaborative environment, to ensure student engagement and serve the society on a national and international scale.
NVU, öğrencinin katılımını sağlamak ve topluma ulusal ve uluslararası ölçekte hizmet vermek için açık, yenilikçi ve işbirliğine dayalı bir ortam yaratmaya çalışmaktadır.
"Toyota is a very collaborative environment," adds Groff.
"Toyota oldukça işbirliğine dayalı bir ortam," diye ekliyor Groff.
The event, which main theme was "Cooperation within the Sector" and "Qualified Workforce," created a collaborative environment by bringing together the necessary heads, main contractors and cluster members.
Ana teması "Sektörel İş Birliği" ve "Nitelikli İş Gücü" olarak belirlenen etkinlik, ihtiyaç makamları, ana yükleniciler ve küme üyelerini bir araya getirerek işbirliği ortamı yarattı.
They created a collaborative environment where all contributions were valued equally.
Tüm katkıların eşit değerde görüldüğü ortak çalışmaya açık bir ortam yarattılar.
The business park's diverse industries create a dynamic and collaborative environment.
İş parkındaki farklı sektörler, canlı ve işbirliğine açık bir ortam yaratıyor.
Democracy at work transforms the usual hierarchy into a more collaborative environment.
İşyerinde demokrasi, klasik hiyerarşiyi daha işbirlikçi bir ortama dönüştürür.
Courtesy in the workplace helps create a positive and collaborative environment.
İş yerinde nezaket, olumlu ve işbirliğine açık bir ortam oluşmasına yardımcı olur.
However, the deepening of the collaborative environment depends on mutual steps taken.
Ne var ki, işbirliği ortamının derinleşmesi, karşılıklı adımların atılmasına bağlıdır.
We provide a friendly and collaborative environment where creativity is encouraged to flourish.
Yaratıcılığın teşvik edildiği, samimi ve işbirlikçi bir ortam sunuyoruz.
Playing well with others is a vital skill in any collaborative environment.
Başkalarıyla uyum içinde çalışabilmek, her türlü ortak çalışmada hayati bir beceridir.
Potentieel gevoelige of ongepaste informatie
Er worden alleen voorbeelden gegeven om u te helpen het woord of de woordcombinatie waarop u hebt gezocht, te vertalen. Deze worden niet door ons geselecteerd of gevalideerd en kunnen ongepaste taal bevatten. Wij vragen u melding te maken van voorbeelden die dienen te worden aangepast of verwijderd. Vertalingen met grof of informeel taalgebruik worden meestal rood of oranje gemarkeerd.