The relatedness between these topics helps us understand their common themes.
Bu konular arasındaki ilişkiler, ortak temalarını anlamamıza yardımcı oluyor.
We get along often by finding common interests to talk about.
Çoğu zaman ortak ilgi alanları bulup üzerine konuşarak iyi anlaşıyoruz.
The problem is all too common in many urban areas worldwide.
Bu sorun, dünya çapında birçok kentsel bölgede fazlasıyla yaygın.
The dog is a common domestic animal found in many households.
Köpek, pek çok evde rastlanan yaygın bir evcil hayvandır.
Restarting the device can often solve many common technical issues quickly.
Cihazı yeniden başlatmak çoğu yaygın teknik sorunu kısa sürede çözebilir.
The cat is a common pet animal loved by many families.
Kedi, pek çok ailenin sevdiği yaygın bir evcil hayvandır.
The therapist explained that holiday blues are common and usually temporary.
Terapist, yılbaşı hüznünün yaygın ve genellikle geçici olduğunu açıkladı.
The examples given, as above, illustrate common grammatical mistakes.
Yukarıda verilen örnekler, yaygın dilbilgisi hatalarını gözler önüne seriyor.
Breeding rabbits for size and fur quality is a common practice.
Tavşanları irilik ve post kalitesi için üretmek yaygın bir uygulamadır.
Detention before trial is a common practice in many legal systems.
Yargılama öncesi gözaltı, birçok hukuk sisteminde yaygın bir uygulamadır.
Wrapping food in foil is a common method for preserving freshness.
Yiyecekleri folyoya sarmak, tazeliğini korumak için yaygın bir yöntemdir.
Tongue-tie is a common condition affecting a child's speech development.
Dil bağı, çocukların konuşma gelişimini etkileyen yaygın bir durumdur.
The cleaning staff ensures the common area is spotless every day.
Temizlik görevlileri, ortak alanın her gün tertemiz olmasını sağlıyor.