His adaptive skills allowed him to navigate complex social situations smoothly.
Uyum becerileri, karmaşık sosyal durumların üstesinden rahatça gelmesini sağladı.
She is very articulate when explaining complex ideas to the group.
Gruba karmaşık fikirleri anlatırken son derece düzgün ve anlaşılır konuşur.
The city council debated the municipal funding for the new sports complex.
Belediye meclisi, yeni spor kompleksi için ayrılacak bütçeyi tartıştı.
The high-rise complex includes shops and restaurants on the lower floors.
Gökdelen tarzı bu kompleksin alt katlarında dükkânlar ve restoranlar bulunuyor.
The expert was called for advice on the complex technical problem.
Uzman, karmaşık teknik sorunla ilgili görüş vermesi için çağrıldı.
Brooding can sometimes be the first step to solving complex problems.
Derin derin düşünmek bazen karmaşık sorunları çözmenin ilk adımı olabilir.
The company became entangled in a complex financial scandal last year.
Şirket, geçen yıl karmaşık bir mali skandalın içine sürüklendi.
We found a podcast explaining complex financial topics in simple words.
Karmaşık finans konularını sade bir dille anlatan bir podcast bulduk.
She explained the complex concept put simply to help everyone understand.
Herkesin anlaması için karmaşık kavramı gayet sade bir şekilde anlattı.
The book offers many relating examples that clarify the complex theory.
Kitap, karmaşık kuramı açıklığa kavuşturan birçok bağlantılı örnek sunuyor.
The relevant person has the expertise to address this complex problem.
Bu karmaşık konuyu ele alabilecek uzmanlığa yalnızca yetkili kişi sahip.
The judge appointed a reputable expert witness for the complex trial.
Hâkim, karmaşık dava için alanında saygın bir bilirkişi atadı.
She prepared a schematic overview to summarize the complex data flow.
Karmaşık veri akışını özetlemek için şematik bir genel çerçeve hazırladı.