She found a connection between the seemingly unrelated strings of data.
İlk bakışta ilgisiz duran veri dizileri arasında bir bağlantı buldu.
The express train provided a swift connection between the two cities.
Ekspres tren iki şehir arasında çok hızlı bir bağlantı sağladı.
She felt an eternal connection with her ancestors who live in eternity.
Atalarının, sonsuzluk âleminde yaşayan ruhlarıyla bitmeyen bir bağ hissetti.
The story felt disjointed because the events lacked any clear connection.
Olaylar arasında belirgin bir bağ olmadığı için hikâye oldukça kopuk geliyordu.
The therapist discussed the connection between libido and emotional health.
Terapist, cinsel istekle duygusal sağlık arasındaki ilişkiyi ele aldı.
The report made evident the connection between diet and health.
Rapor, beslenme ile sağlık arasındaki ilişkiyi net biçimde ortaya koydu.
The broken cable disrupted the internet connection for several hours yesterday.
Dün kesilen bir kablo yüzünden internet bağlantısı saatlerce kesintiye uğradı.
Finding a distant connection requires careful analysis of the underlying concepts.
Dolaylı bir bağlantıyı bulmak, alttaki kavramları dikkatle incelemeyi gerektirir.
During yoga, mindfulness enhances the connection between mind and body.
Yoga sırasında farkındalık, zihin ve beden arasındaki bağı güçlendirir.
A loose connection at the battery pole can cause power failure.
Pil kutbundaki gevşek bir bağlantı, güç kesintisine yol açabilir.
The schematic diagram showed the connection between parts without technical details.
Şematik diyagram, parçalar arasındaki bağlantıyı teknik ayrıntılara girmeden gösterdi.
Our internet connection has been spotty since the storm last night.
Dün geceki fırtınadan beri internet bağlantımız bir var bir yok.
The slow internet connection caused the video to lag several times.
Yavaş internet bağlantısı, videonun birkaç kez takılmasına neden oldu.