A strong coupling between the components is crucial for the device's function.
Bileşenler arasındaki güçlü bir bağlantı, cihazın çalışması için hayati önem taşır.
The technician repaired the coupling to restore the engine's power transmission.
Teknisyen, motorun güç iletimini eski haline getirmek için bağlantı elemanını tamir etti.
It is generated by an electromagnetic coupling method and receiving ultrasonic waves.
Bu, elektromanyetik birleştirme yöntemi ve ultrasonik dalgalar alınması ile elde edilir.
This coupling provides detailed insight into the connectivity of atoms in a molecule.
Bu birleştirme, bir moleküldeki atomlarının içindeki bağlantı hakkında ayrıntılı fikir edinmenizi sağlar.
Regular inspection of the coupling ensures smooth operation of the assembly.
Bağlantının düzenli olarak kontrol edilmesi, düzeneğin sorunsuz çalışmasını sağlar.
Proper coupling between the gears maximizes efficiency in power transfer.
Dişli çarklar arasındaki doğru bağlantı, güç aktarımında verimliliği en üst düzeye çıkarır.
The coupling overheating and the field almost collapsed.
Bağlantı aşırı ısınıyor ve tüm koruma alanı neredeyse çökecek.
Manufacturers improved the coupling design to extend the product's lifespan.
Üreticiler, ürünün ömrünü uzatmak için bağlantı tasarımını geliştirdi.
Effective coupling between the parts reduced vibrations in the motor.
Parçalar arasındaki etkili bağlantı, motordaki titreşimleri azalttı.
The coupling failed, causing the machine to halt unexpectedly.
Bağlantı bozuldu ve makinenin aniden durmasına neden oldu.
A tight coupling helps prevent slippage in mechanical systems.
Sıkı bir bağlantı, mekanik sistemlerde kaymayı önlemeye yardımcı olur.
So long story short, the power coupling is back in spec.
Uzun lafın kısası, güç bağlantısı normale döndü.
In structural composites, polymeric molecules are known as coupling agents.
Yapısal kompozitlerde, polimerik moleküller, birleştirme ajanları olarak bilinir.