Products differ in high esthetic indicators and simplicity in leaving.
Territories differ; publishers differ in the way they view their ministry.
The two authors differ in how they describe the main character's motivations.
İki yazar, baş karakterin motivasyonlarını anlatma biçimlerinde birbirinden ayrılıyor.
Shaving from hardwood can differ in texture compared to softer woods.
Sert ağaçtan çıkan talaş, yumuşak ağaçlara göre dokusu bakımından farklı olabilir.
The chemist explained how elemental isotopes differ in atomic structure.
Kimyager, elementel izotopların atom yapısı bakımından nasıl farklılaştığını açıkladı.
Working time regulations differ in each country depending on labor laws.
Çalışma süresine ilişkin düzenlemeler, iş kanunlarına bağlı olarak ülkeden ülkeye değişiyor.
Each person's conditions and convictions may differ in these areas.
Herkesin içinde olduğu durum ve inancı bu alanlarda farklı olabilir.
They both differ in their outcomes, purposes and processes.
Her ikisi de sonuçları, amaçları ve süreçleri bakımından farklıdır.
The two differ in terms of the objective, process and outcome.
Her ikisi de sonuçları, amaçları ve süreçleri bakımından farklıdır.
First, both agencies differ in their nature and function.
İlk olarak, her iki kurum da doğaları ve işlevleri farklıdır.
These products differ in terms of variety, function and usage area.
Bu ürünler çeşit, fonksiyon ve kullanım alanı açısından farklılık gösteriyor.
Septic tanks differ in construction, material and method of cleaning.
Septik tanklar inşaat, malzeme ve temizlik yöntemlerinde farklılık gösterir.
Caffeine can also differ in metabolic rates among individuals for many reasons.
Kafein, çeşitli nedenlerden dolayı bireyler arasında farklı oranlarda metabolize olabilir.